Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Bir Nöronun Doğumu Ve Vefatı

  • 24 Nisan 2021
  • Bir Nöronun Doğumu Ve Vefatı için yorumlar kapalı
  • 129 kez görüntülendi.

Evvelleri, çoğu nörobilimci, sahip olabileceğimiz tam nöronlarla beraber doğduğumuzu düşünüyordu. Çocukluğumuzda, beynimizin değişik alanları arasındaki bilgi “otobanları” diyebileceğimiz asap devrelerini oluşturmaya takviyeci olması için bazı yeni nöronlar üretebiliyorduk. Ancak bilim insanları, asapsal bir devrenin kurulması bitirildikten sonra rastgele bir yeni nöronun ilave edilmesinin bilginin akışını bozarak beynin bağlantı sistemini tesirsiz hale getireceğini düşünüyorlardı. 1962’de, Joseph Altman, […]

Bir Nöronun Doğumu Ve ÖlümüEvvelleri, çoğu nörobilimci, sahip olabileceğimiz tam nöronlarla beraber doğduğumuzu düşünüyordu. Çocukluğumuzda, beynimizin değişik alanları arasındaki bilgi “otobanları” diyebileceğimiz asap devrelerini oluşturmaya takviyeci olması için bazı yeni nöronlar üretebiliyorduk. Ancak bilim insanları, asapsal bir devrenin kurulması bitirildikten sonra rastgele bir yeni nöronun ilave edilmesinin bilginin akışını bozarak beynin bağlantı sistemini tesirsiz hale getireceğini düşünüyorlardı.

1962’de, Joseph Altman, erişkin fare beynindeki hipokampus bölgesinde nörogenezin nöronların doğuşu delilini bulduğunu açıkladı. Ve yeni doğan nöronların hipokampüsteki doğum yerlerinden beyindeki öteki bölgelere “göç” ettiklerini bildirdi. 1979’da, Michael Kaplan Altman’ın belirtilerini doğruladı ve 1983’te yetişkin bir maymun beyninin frontal bölgesinde öncül asap hücreleri buldu. Erişkin beynindeki nörogenez ile alakalı bu bulgular, doğru olabileceğini düşünmeyen öteki tahlilcilerce tenkit etildi. Fakat, kuşların şakımayı nasıl bildiklerini kavramaya çalışan bir bilim insanı, sinirbilimcilerin erişkin beynindeki nörogeneze daha ciddi eğilmelerini ve artık neyin manalı olduğunu görmeye başlamalarını söyledi. Fernando Nottebohm ve araştırma takımı, bir dizi deneyle, erkek kanaryaların frontal bölgelerindeki nöron rakamının çiftleşme mevsimi süresince acıklı bir biçimde arttığını ispatladı.

Kuşların beyinlerine neden böyle kritik bir zaman aralığında nöronlar ilave ediliyordu? Nottebohm, yeni nöronların, karışık tavırları hakimiyet eden beynin frontal asap devrelerinde yeni melodiler depolamasına takviyeci olduğunu ileri sürdü. Yeni nöronlar bilmeyi muhtemel kılıyordu. Nottebohm’a göre, kuşların beyinlerinin anımsama ve bilmelerine takviyeci olmak için yeni nöronlar üretmesi, memelilerin beyinleri için de geçerli olabilmeliydi. Bazı bilim insanlarının, bu belirtilerin memelilere uygulanamayacağı tenkitlerini, Elizabeth Gould maymun beyninin değişik bir bölgesinde yenidoğan nöronlar bularak, Fred Gage ve Peter Eriksson, erişkin insan beyninin eş alanlarında yeni nöronlar ürettiğini ispatlayarak cevapladılar.

Yapılanma

Beyin ve omuriliği içeren merkezi asap sistemi, iki esas hücre tipi olan nöronlar ve homeostatis sağlayan nöroglialardan oluşur. Glialar beynin bazı kısımlarında nöronlardan daha fazladır, ancak nöronlar beynin kilit oyuncularıdır. Nöronlar bilgi habercileridir. Beynin değişik alanları ve beyin ile asap sisteminin geri kalan kısmı arasında bilgi iletmek için elektriksel ihtarları ve kimyevi sinyalleri kullanırlar. Düşündüğümüz, sezdiğimiz ve yaptığımız her şey, nöronlarla astrositler ve oligodendrositler olarak adlandırılan glial hücreler olmaksızın muhtemel değildir.

Nöronlar, hücre gövdesi, akson ve dendrit ismi verilen iki uzantıdan oluşmaktadır. Hücrenin etkinliklerini hakimiyet eden ve hücrenin genetik materyalini kapsayansa çekirdeğidir. Hücrenin iletilerini ileten akson uzunca bir kuyruk gibidir. Ağaç dallarını anımsayan dendritler de hücreye gelen iletileri almaktadır. Nöronlar, nörotransmitter olarak adlandırılan, komşu nöronların aksonları ve dendritleri arasındaki sinaps denilen ufak bir alana, nörotransmitter olarak adlandırılan aktarıcı kimyeviler yollayarak birbirleriyle bağlantı kurarlar.

Sınıflandırılma

– Duyusal nöronlar, gözler ve kulaklar gibi duyu uzuvlarından beyne bilgi taşırlar.

– Motor nöronlar, beyindeki asap hücrelerinden adalelere konuşma gibi istemli adale etkinliklerini hakimiyet eden iletileri iletirler.

– Öteki tüm nöronlara “internöron” ara asap hücresi denilmektedir.

Bilim insanları, nöronların vücudumuzaki en çok spektruma sahip hücre olduğunu düşünmektedirler. Bu üç nöron sınıfında suratlarca değişik nöron cinsi vardır ve her biri muhakkak bir iletiyi taşıma becerisine sahiptir. Nöronların birbirleriyle ne biçimde bir iletişim ve nasıl bir bağlantı kurdukları, nasıl düşündüğümüz, sezdiğimiz ve hareket ettiğimiz mevzusunda her birimizi eşsiz kılan şeydir.

Doğum

Beyinde yeni nöronların oluşma derecesi, sinirbilimciler arasında müzakereli bir mevzudur. Nöronların büyük bir çoğunluğu, doğduğumuzda zati mevcut olmasına karşın, nörogenezin ömür boyu sürdüğünü destekleyen ispatlar vardır. Nöronlar, beynimizin, konsantrasyonu lider nöral hücreler asap kök hücreleri olarak da adlandırılır bakımından zengin bölgelerinde doğarlar. Bu hücrelerin beyinde bulunan nöronların ve gliaların tamamını olmasa da çoğunu yine üretme potansiyeli vardır.

Kök hücrelerle alakalı bilgilerimiz çok yeni ve her an yeni belirtilerle değişebilir olsa da tahlilciler, asap kök hücrelerinin beyindeki öteki hücreleri nasıl ürettiklerini açıklayabilecek kadar çok şey bildi. Üretilen hücrelere muhakkak bir kök hücrenin soyu denilmekte ve ilke olarak bir soyağacı azasına benzetilmekte. Asap kök hücreleri, ikiye dağılınarak, ya iki yeni kök hücre, ya iki erken progenitör hücre ya da her birinden birer tane üretir.

Bir kök hücre, başka bir kök hücre üretmek üzere ayrılındığında, kendini yenilemektedir. Ortaya çıkan yeni hücre, daha fazla kök hücresi yapma potansiyeline sahiptir. Bir kök hücre erken bir progenitör hücre üretmek için ayrılındığında ise değişikleşmektedir. Değişikleşme, yeni hücrenin biçim ve işlev açısından daha “ustalaştığı” anlamına gelmektedir. Ancak, erken bir progenitör hücre, bir hayli değişik hücre cinsi üretmek için kök hücre potansiyeline sahip değildir ve yalnızca muhakkak soylardaki hücreleri yapabilir. Erken progenitör hücreler kendilerini yenileyebilir veya iki yoldan birini seçebilir. Ya astrosit, ya da nöron veya oligodendrosit üretirler.

Bir Nöronun Doğumu Ve ÖlümüYolculuklar

Bir nöron, doğduktan sonra, beyindeki vazife yerine gider. Bilim insanları, nöronların yolculuk için iki değişik usul kullandıklarına tespit ettiler. Bazı nöronlar, ışınsal gliaların uzun liflerini izlemektedir. Bu lifler, beynin iç tabakalarından dış tabakalarına kadar uzanmaktadır. Nöronlar amaçlarına erişmek için lifler süresince kayarlar. Nöronlar ayrıca kimyevi sinyalleri kullanarak da hareket etmekte, nöronların yüzeyinde bulunan ve yakınlarındaki glial hücrelerin ya da aksonların eş moleküllerine tutunan yapışık moleküllerin kimyevi sinyallerini izlemektedirler.

Tüm nöronlar yolculuklarında zaferli olamamakta, sadece üçte biri amaçlarına erişmekte, bazı hücreler nöronal gelişim sürecinde can vermektedir. Bazı nöronlar ise yanlış adrese gitmektedir. Yolculuğu hakimiyet eden genlerdeki değişinimler, çocukluk yarıyılı sarası gibi bozukluklara neden olabilecek yanlış yerleştirilmiş ya da kusurlu nöronların oluşturduğu bölgeler yaratmaktadır. Bazı tahlilciler, şizofreninin ve bilme bozukluğu disleksisinin yanlış yönlendirilmiş nöronların bir neticeyi olabileceğinden şüphelenmektedir.

Değişikleşme

Konumuna bağlı olarak, bir nöron, spesifik nörotransmitterleri alıp yollayarak duyusal bir nöron, bir motor nöron veya bir internöronun işlerine reelleştirebilir. Büyümekte olan bir beyinde, bir nöron, şekil ve lokasyon, transmitter cinsi ve hangi nöronlara bağlanacağını tanımlamak gibi mevzularda, öteki hücrelerden gelen moleküler sinyallere bağlıdır. Yeni doğan hücreler, erişkinlikte yerleşecek olan asap devrelerini veya “bilgi yollarını” nöronun nörona bağlanmasıyla oluştururlar. Ancak erişkinlerin beyninde, asapsal devreler halihazırda gelişmiş ve yerleşmiş olduğundan, nöronlar geçim sağlamanın bir yolunu bulmak zorundadır. Yeni bir nöron yerleştiğinde, kendisini çevreleyen hücrelere benzemeye başlar. Akson ve dendritler geliştirerek komşularıyla bağlantı kurar.

Bir Nöronun Doğumu Ve ÖlümüVefat

Nöronlar bedenimizdeki en uzun ömürlü hücreler olmalarına karşın, yolculukları ve değişikleşmeleri sırasında büyük bir kısmı can verir. Bazı nöronların hayatları, beyindeki bazı hastalıklar sebebiyle, natürel olmayan şekilde son bulur:

– Parkinson hastalığında, dopamin nörotransmitterini üreten nöronlar, beynin beden hareketlerini hakimiyet eden bir alanı olan bazal gangliyonda can verirler. Hastalar hareket meseleleri yaşarlar.

– Huntington hastalığında genetik bir değişinim, bazal gangliyonda nöronları öldüren glutamat isimli nörotransmitterin fazla üretilmesine neden olur. Netice olarak, hastalar hakimiyetsiz biçimde eğilir ve kıvranırlar.

– Alzheimer hastalığında, beynin hafızayı hakimiyet eden neokorteks ve hipokampus bölgelerinde, nöronların içinde ve etrafında olağandışı proteinler oluşur. Nöronlar can verdiğinde, insanlar anımsama kapasitelerini ve yevmiye işlerini yapma becerilerini kaybederler.

– Beynin ve merkezi asap sisteminin öteki kısımlarına verilen fiziksel zarar da nöronları öldürebilir veya devre dışı vazgeçebilir.

– Omurilik yaralanmalarında, nöronların yara yerinin altındaki aksonlarla olan iletişimi kesildiğinden, beyin ve adaleler arasındaki bağlantı bozulur. Bu nöronlar bir vakit yaşasalar da bağlantı maharetlerini kaybederler.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ