Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Bilimin Açıklayamadığı İnsan Mucizeleri

  • 31 Mart 2021
  • Bilimin Açıklayamadığı İnsan Mucizeleri için yorumlar kapalı
  • 195 kez görüntülendi.

Neden yatarız? Hayaller ve hatıralar nedir? Beyin nasıl çalışır? Bununla beraber insan bedeniyle alakalı çözülmeyi bekleyen bir çok sır vardır. Bu yazıda bilim adamlarının açıklayamadığı bu sırları araştıralım.

4180_esneme

Neden yatarız? Hayaller ve hatıralar nedir? Beyin nasıl çalışır? Bununla beraber insan bedeniyle alakalı çözülmeyi bekleyen bir çok sır vardır. Bu yazıda bilim adamlarının açıklayamadığı bu sırları araştıralım.

Hiç Dünya üzerindeki en büyük mucize nedir diye merak ettiniz mi? Hayır, dinozorlar ya da öteki tarih evveli mahlukatlar değil. Bu suali yanıtlamak için çok uzağa gitmenize gerek yok yalnızca aynaya bakın. Evet, bilim adamları ve analistlerin kafalarını senelerce karıştıran insan bedeni ve onun hala bir sır olarak kalan pek çok işlevi en büyük mucizedir. Tıp biliminde insan fizyolojisi ve psikolojisinde dikkate kıymet ve ehemmiyetli bulgular olmasına karşın bilim adamlarını afallamışa çeviren ve sanki çıkmaz bir caddeye benzeyen bazı sırlar hala var.

Bunlar;4180_uyku

Körelmiş uzuvlar ve bazı beden parçaları: Apandisit, klasik beden işlevlerine hasar vermeyen körelmiş bir uzuvdur. Ne bir işlevleri vardır ne de bedenin anatomik yapısına hasar veren uzuvlardır. Başka bir dokunuşla bu uzuvlar bedenimizde bulunur ancak besbelli bir emele hizmet etmezler. Bazı bilim adamları apandisitin fötal yaşamda bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini söyler ancak bu mevzuda bir fikir birliği yoktur. Aynı biçimde kuyruk sokumu ve yirmi yaş dişlerinin büyük bir çene ve kuyruğun yıkıntıları olduğuna inanılıyor. Bu uzuvlardan kaynaklanan sızılar ızdıraplı ve dayanılmaz olabiliyor. Bu körelmiş uzuvların atalardan kalma, evrimsel ya da bütün büyümemiş olması bilim adamları için hala devam eden bir gizemdir.

4180_mikrop

Mikropların varlığı: Bedenimizde her bir hücre için, onların içinde yaşayan on mikrop vardır. E.Coli, Bacteroides Fragililis, Clostridia gibi bazı bakteriler burun, ağız, gastrointestinal kanal ve tende yaşarlar. İnsan bedeninde yer alabilmek için insan bedeninde yer alan metabolik süreçlerde takviyeci olurlar. Bu mikroplar ayrıca sizi hastalık yapıcı patojenlerden gözetir, vitamin imalini sağlar böylece sizi zinde ve sıhhatli meblağ. Mikropların var olduğunu, çeşitlerini ve bedenimizde rol aldıkları bazı vakaları öğrensek de neden bu kadar çok rakamda olduklarını ve bütün olarak nasıl bir rol oynadıklarını öğrenmiyoruz. Bu hala sarihe çıkmayı bekleyen bir sırlardan biridir.

Esneme: Esneme için bir hayli neden olduğu düşünülse de bilim adamları bu suale henüz net bir yanıt verebilmiş değil. Esneme bedenimize oksijen alınımını çoğaldırır buna karşın bazı bilim adamları esnemenin beyni ısınmaktan gözeten bir yol olduğunu, bizi daha cingöz ve faal hale getirdiğini söylerler. Genellikle bitkinlik, bunalma ve miskinlikle ilişkilendirilse de bazı analistler esnemenin atalarımızdan kalan bir mizaç olduğunu, atalarımızın daha öncekinden bu biçimde dişlerini gösterip karşılarındakini korkutup kaçırdıklarını düşünmektedir. Esneme aynı zamanda bağlantı kurmanın da bir yolu olabilir. Hakkında kesin bir kuram olmasa da bulaşıcı olduğunu ve her hangi bir zamanda ortaya çıkabileceğini öğreniyoruz.

Uyku ve düşler: Uykusuzluğun sıhhatimiz için makûs olduğunu öğrensek de bilim adamları neden yatmamız gerektiğini bütün olarak açıklayamıyor. Bir kurama göre uyku beyin gelişimi için zorunludur ve bedenin dinlenip ertesi güne hazırlanmasını sağlar. Ancak bu gidişat böyleyse neden uyku esnasında beynimiz aralıksız cingöz ve faal ? Sıri daha da derinleştiren uyku sırasında gördüğümüz düşlerdir. Düşlerle alakalı da pek çok kuram üretilmiştir bunlara göre düşler gün içinde yaşadıklarımızı tahlil etmek, duygularımızı yansıtmak, tutkular ve fantaziler, belleği sağlamlaştırmak gibi emellere hizmet ediyor olabilir. Hakikat neden hala öğrenilmiyor.

4180_hatiralarHatıralar: Büyük annenizin yaptığı kekin tadını nasıl anımsıyorsunuz ya da bir problemi çözdüğünüz yöntemi, bilimin buna da verecek bir yanıtı yok. Lüzumunuz olduğunda zorunlu bilgiyi beyniniz nasıl sürükleyip çıkarıyor? Bu anıları nasıl oluşturuyor? Hatıralar nerede saklanıyor? Bilim adamları an itibariyle yanıt veremiyor.

Öpüşmek: İlk öpücüğünüzü anımsıyor musunuz? Elbette, bu ebediye kadar belleklerimize kazınmış bir anıdır. Peki, neden öpüşürüz? Bu hareketin arkasında nasıl bir emel var, öğrenilmiyor.
Bazı analistler sosyal bağın ve sevgiyi göstermenin bir yolu olduğunu söylüyor. Kimileri bu hareketin samimiyeti çoğaldırmak ve çiftleşmeyi başlatmak için hormonların salınmasını başlattığını düşünüyor. Kimileriyse tüm cemiyetlerde görülmediğinden genetik olamayacağını düşünüyor.

Kızarmak: Biri sizi methettiğinde ya da övgü ettiğinde neden karnınızda kelebekler uçuşup suratımız kızarıyor? Kızarmak istemsiz bir harekettir ve bunu hakimiyet edemeyiz ama neden? Kimileri bunun palavra söylendiğinin anlaşılması için olduğunu düşünse de sebebini açıklayabilen bir kuram henüz yok.

4180_beyin

Ergenlik: Ergenlik bedende fiziksel, biyolojik ve psikolojik farklılıklar birliktesi getirmektedir. Uzmanlar ileride kendisini bekleyen mesullükler için beyni hazırlayan bir süreç olduğunu düşünüyor. Ancak hekimler ve bilim adamları yaşamın güçlükleri ve manileriyle yüzleşebilmek için insanın fiziksel olarak gelişiminin neden bu kadar uzun bir süreç aldığını açıklayamıyor. Bu süreci yaşayan herkesin yanıtı bulmaya en az onlar kadar istekli olduğuna belirlim.

Sezgi: Size bir iş önerisini kabul edip etmemeniz gerektiğini ne söyler? Birşeyin yanlış veya doğru olmadığı hissini ne verir? Kimileri buna eforlu hisler der, kimileri altıncı his olduğunu düşünür kimileriyse yalnızca rastla olduğuna inanır. Siz nasıl adlandırırsınız öğrenemeyiz ancak hepimiz bunu bir biçimde yaşamışızdır. Sezgiyi belirleyemeye çalışan bir çok psikolojik kuramlar vardır. Ancak sezgi tüm inançlar için geçerli değildir ve bizi her zaman haklı çıkarmaz.

Beyin: Beyin ve asap sisteminin işlevi ve çalışması bilim adamları için çözülmeyi bekleyen en büyük muammadır. Beyin nasıl bu kadar süratli çalışıyor? Beyin tek başına mı çalışıyor yoksa çalışmak için başka uzuvlara mı gereksinim dinliyor? Nörolojik bozukluklar ve yaralanmalarda beynimize neler oluyor? Beyin görüntüleme usullerinin büyümesiyle beynin işleyişini çözmeye başlıyoruz ancak öğrenmediklerimiz hala bildiklerimizden fazladır.

Yazar:Tülay Arsoy

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ