Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Beyin Urları Kan Testi ile Teşhis Edilebilir mi?

  • 03 Mayıs 2021
  • Beyin Urları Kan Testi ile Teşhis Edilebilir mi? için yorumlar kapalı
  • 125 kez görüntülendi.

Yapılan son yarıyıl çalışmalara göre belki de cerrahi hiçbir müdahaleye gerek kalmadan beyin urları teşhis etmek olası hale gelebilir. Kolay ama oldukça duyarlı bir kan testinin değişik beyin urlarını doğru bir biçimde teşhis ettiği ve sınıflandırdığı bulunmuştur. Bu çalışmalarda gelecekte daha az invaziv usuller kullanılması, daha doğru tanı koyulabilmesi ve hastalar için daha iyi rehabilitasyon […]

Yapılan son yarıyıl çalışmalara göre belki de cerrahi hiçbir müdahaleye gerek kalmadan beyin urları teşhis etmek olası hale gelebilir. Kolay ama oldukça duyarlı bir kan testinin değişik beyin urlarını doğru bir biçimde teşhis ettiği ve sınıflandırdığı bulunmuştur. Bu çalışmalarda gelecekte daha az invaziv usuller kullanılması, daha doğru tanı koyulabilmesi ve hastalar için daha iyi rehabilitasyon tasarlanabilmesi için çok verimli olabilir. Zira değişik beyin uru tiplerini doğru bir biçimde teşhis edilmesinde ve sınıflandırmasında kolay ancak oldukça duyarlı bir kan testidir.
Beyin Tümörleri Kan Testi ile Teşhis Edilebilir mi?Nature Medicine’de 22 Haziran 2020’de yayınlanan belirti, beyin urlarını sınıflandırmanın invazif olmayan ve basit bir yolunu anlatmaktadır. Çalışma aynı zamanda bugün Amerikan Kanser Araştırmaları Derneği Senelik Buluşması 2020’de Bilimi Hayat Kurtarıcı Bakım’a Dönüştürmeye müteveccih yapılan Açılış Genel Heyetinde de sunulmuştur.
Beyin kanserlerinin rehabilitasyonunda ehemmiyetli bir güçlük, değişik beyin kanseri cinslerinin ve mikroskop altında neredeyse sıradan görünebilen urların dargın urlara kadar doğru teşhis edilmesidir. Kanser dereceleri prognozu tanımlamak ve rehabilitasyon tasarılamasına dayanakçı olmak için kullanılır. Beyin kanseri alt tipini moleküler bilgilere direnerek teşhis etmek ve oluşturmak için kullanılan mevcut olan usuller, yüksek tehlikeli bir prosedür olan ve hastalar için evham uyandıran doku misalleri almak için invaziv cerrahi tekniklere sabretmektedir.
Bir doku misaline gereksinim dinlemeden beyin uru tipini teşhis etme ve sınıflandırma beceriyi devrim kalitesindedir ve pratiktir. Bazı vaziyetlerde, operasyon dahi lüzumlu olmayabilir. Üst Düzey Bilim Adamı olan Prenses Margaret Kanser Merkezi Cerrahi Onkoloji Başkanı Krembil Beyin Enstitüsü Tıbbi Direktörü Dr. Gelareh Zadeh, urları teşhis etkenin ve alt tiplemenin daha iyi ve daha emin bir yoluna sahip olunsaydı, rehabilitasyonunun hasta bakımı ile olası olabileceğini belirtmektedir.
Prenses Margaret Kanser Araştırma Enstitüsü, Cerrahi Profesörü, Toronto Üniversitesi ve araştırmada kıdemli bir yazara göre bu gelişmeninin kanserleri nasıl rehabilitasyon edildiği ve rehabilitasyonlarının nasıl tasarladığı üzerine muazzam bir tesiri olacağını düşünmektedir. Zadeh, erken teşhis, sınıflandırma ve yeni terapötik müdahalelere uygulanan kanser epigenetiği alanında dünya lideri olan Prenses Margaret Kanser Merkezi’nde Kıdemli Bilim İnsanı Dr. Daniel De Carvalho ile beraber çalışmıştır.
De Carvalho’un laboratuvarı, hücrelerde gen ekspresyonunun genlerin açılması veya kapatılması tertip edilmesinde ehemmiyetli bir rol oynayan Deoksirübo Nükleik Asit metilasyonu ismi verilen bir cins epigenetik modifikasyon mevzusunda uzmanlaşmıştır. Kanser hücrelerinde, Deoksirübo Nükleik Asit metilasyon paternleri bozulur ve bu da kumpassız kanser gelişmesine yol açmaktadır. De Carvalho daha evvel kanda gezen Deoksirübo Nükleik Asit moleküllerindeki yüz binlerce epigenetik farklılığın profilini çıkarmak için Deoksirübo Nükleik Asit metilasyon bazlı bir akışkan biyopsi yaklaşımı geliştirmiştir. Bu fragmanlara dolaşımdaki ur Deoksirübo Nükleik Asit veya ctDNA denilmektedir. Beyin Tümörleri Kan Testi ile Teşhis Edilebilir mi?
Bu yeni teknolojiyi makine öğrenimi ile birleştiren takımı, bir hayli katı uru tespit etmek ve sınıflandırmak için son derece duyarlı ve doğru bir test geliştirmeyi muvaffak olmuştur. Beraber çalışmak, Drs. Zadeh ve De Carvalho, intrakraniyal beyin ur sınıflamasının güçlü uygulamasında aynı yaklaşımı kullanmaya karar vermişlerdir. Klinisyenler ve bilim adamları, 221 hastanın kan plazmasında gezen hücresiz Deoksirübo Nükleik Asit incelemeyi ile beyin kanseri patolojisinin hasta ur misallerini karşılaştırarak kanser orijinini ve cinsini izlemişlerdir.
Bu yaklaşımı kullanarak, dolaşımdaki plazma ctDNA’sını ur Deoksirübo Nükleik Asit’sı ile eşleştirdiler ve bu hastaların kanında gezen beyin ur Deoksirübo Nükleik Asit’sını belirleme becerilerini doğrulamışlardır. Daha sonra, bir makine bilme yaklaşımı kullanarak, beyin uru tipini yalnızca dolaşımdaki ur Deoksirübo Nükleik Asit’dene göre sınıflandırmak için bir bilgisayar programı geliştirmişlerdir. Dr. Zadeh’in yaptığı açıklamaya göre bundan evvel, geçirimsiz kan-beyin bariyeri sebebiyle rastgele bir beyin kanserini kan testi ile tespit etmek olası değildi. Bu bariyer beynin kan damarları ve dokusu arasında bulunur ve beyni kandaki rastgele bir zehirli maddeden gözetmektedir.Beyin Tümörleri Kan Testi ile Teşhis Edilebilir mi?
Ancak bu test, kandaki minik ölçülerde yüksek derecede spesifik ur kaynaklı sinyallerin dahi alınmasında çok hassas olduğundan, artık yaygın beyin urları arasında yeni ve invaziv olmayan bir tespit ve ayrımcılık usulü vardır ve bu uzun zamandır ihtimalsiz olduğu düşünülen bir vaziyettir. Toronto Üniversitesi’nde Kanser Epigenetiği ve Doçent Hekim Araştırma Başkanı Dr. Daniel De Carvalho, kan ve idrar gibi muhtelif beden akışkanlarında yeni, daha duyarlı testlerle ctDNA’daki ura has farklılıkların belirlenmesi alanını ilave etmektedir ve şimdi bir dönüm noktasındadır. Zira ileri teknolojiler çok rakamda gezen ur olmayan Deoksirübo Nükleik Asit fragmanından kansere has moleküler imzaların en minik izlerini dahi tespit edebilir ve tahlil edebilir.
Dr. De Carvalho’ göre bu çalışma genom çapında epigenetik modifikasyonları haritalama ihtimali, eforlu hesaplama yaklaşımları ile birleştiğinde bizi bu yıkılma noktasına getirmiştir. Urların genetik değişinimlere ek olarak epigenetik farklılıkların profillenmesi ile moleküler karakterizasyonu bize bir urun değiştirilmiş özellikleri hakkında daha kapsamlı bir kavrayış kazandırır ve daha spesifik, duyarlı ve ur agnostik testleri için ihtimalleri açmaktadır.
22 Haziran 2020’de Nature Medicine’de yayınlanan eşlik eden bir yazıda, Dr. Carvalho ve Harvard Üniversitesi Dana-Farber Kanser Enstitüsü’nden ortak çalışanlar, aynı kan testinin plazmadan veya idrardan elde edilen dolaşımdaki hücresiz Deoksirübo Nükleik Asit’dan böbrek kanserini doğru bir biçimde belirleyebildiğini göstermektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ