Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Bebek ve Erişkinlerde Çölyak Hastalığı

  • 24 Nisan 2021
  • Bebek ve Erişkinlerde Çölyak Hastalığı için yorumlar kapalı
  • 104 kez görüntülendi.

Bebek beslenmesi büyüme açısından ehemmiyetlidir. Peki, ama bebeğimize ne yedirmeli, neyle beslemeliyiz? Ona iyi gelen ya da değen besinleri nasıl kavrayabiliriz? Doğru beslediğimizi düşünerek ona hasar veriyor olabiliriz. Öncelikle bebeklerin ilk altı ay şayet annenin sütü varsa kesinlikle ve yalnızca anne sütüyle beslenmesi sağlanmalıdır. Bu sürecin ardından kademeli olarak katı besinlere geçilebilir. Anne sütünün bebek […]

Bebek beslenmesi büyüme açısından ehemmiyetlidir. Peki, ama bebeğimize ne yedirmeli, neyle beslemeliyiz? Ona iyi gelen ya da değen besinleri nasıl kavrayabiliriz? Doğru beslediğimizi düşünerek ona hasar veriyor olabiliriz. Öncelikle bebeklerin ilk altı ay şayet annenin sütü varsa kesinlikle ve yalnızca anne sütüyle beslenmesi sağlanmalıdır. Bu sürecin ardından kademeli olarak katı besinlere geçilebilir. Anne sütünün bebek gelişimi için gereken tüm gıda ögelerini taşıdığı öğrenilmektedir. Anne sütü alan bir bebek hastalıklara karşı bağışıklık kazanır, kronik hastalıklara tutulma tehlikeyi de eksiltilmiş olur.

Bebeklerde Hangi Yaş Aralığında Hastalık Ortaya Çıkar?

HBebek ve Yetişkinlerde Çölyak Hastalığıer ne olursa olsun bazı bebeklerde kumpaslı beslenmesine rağmen bazı hastalık bulguları, rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Ek besin alıyorsa, uygun beslendiği düşünülse de, son derece dikkat de edilse bazı bebeklerin yeterli gelişmeyip kesintisiz karnı ağrıyabilir, yeterli kiloda olmayabilir. Bu gidişatta bebeğin çölyak hastası olduğu düşünülebilir. Bu hastalık yalnızca bebeklerde değil rastgele bir yaşta da ortaya çıkabilmektedir.

Genellikle bebeklerde hastalıkla alakalı bulgular 6-12 aylıkken ortaya çıkmaktadır. Bu zaman aralığı katı besinlere geçtiği aralıktır. Hayatın daha sonraki yarıyıllarında da ortaya çıkabilen çölyak hastalığının kızlarda erkeklere göre daha fazla görüldüğü tespit etilmiştir. Hayatın ilk altı ayında anne sütüyle beslenmenin çölyak hastalığına karşı gözetici olduğu öğrenilmektedir.

Yaygın Görülen Bir Hastalık

Günümüzde ülkemizdeki her 200 bireyden birinin çölyak hastası olduğu tespit etilmiştir. Bu denli yaygın görülmesine rağmen hastalık yeterince öğrenilmemektedir. Bu hastalığın sebebi bazı yiyeceklerin içinde bulunan glüten maddesidir. Glüten enteropati, non tropikal sprue, çölyak sprue gibi adlarla da anılan bu hastalık bir çeşit bağışıklık sistemi hastalığıdır. Millet genelinde ince bağırsakta alerjisi şeklini öğrenilir. Yediğimiz besinler hazmedildikten sonra ince bağırsaktaki villüs denilen çıkıntılar aracılığıyla emilmekte ve kana karışmaktadır. Çölyak hastalarında ince bağırsakta iltihaplanma olmakta, villüsler hasar görüp düzleşmekte ve yeterli emilme harekâtı yapılamamaktadır. Yediklerimizin içeriğindeki faydalı vitamin, mineral gibi ögeler kana karışamadığı için de bir müddet sonra bağışlılık sisteminde meseleler ortaya çıkmaktadır. İşte bu meseleler ortaya çıktığında bireyler artık bir çölyak hastasıdır.

Çölyak hastalığına tutulanların arpa, buğday, yulaf, çavdar gibi hububatların ve hububatlı mamullerin bünyesinde var olan ve glüten ismi verilen proteine karşı hassasiyeti bulunmaktadır. Çölyak hastalığı geni cemiyetin % 30’unda olsa da hastalıkla alakalı semptomlar yalnızca % 5’lik bir kesimde görülmektedir.

Teşhis Ngerçek Yapılır?

Bebeklerin tasasını anlatamaması sebebiyle anneler yeterince bilinçlenmeli, iyi gözlem yapmalıdır. Bazı vaziyetlerde hastalık hafif izlediği için hastalığı fark etmek güçleşebilmektedir. Bu gidişatta teşhis için bebeğin veya çocuğun mineral, vitamin, yağ, protein ve karbonhidrat seviyeleri ölçülmelidir. Dışkı testleri ile çekilecek baryumlu bağırsak röntgeni tanıyı basitleştirecektir. Ömür boyu süren bir hastalık olduğu için kesin tanı koyulmalıdır. Kuşku dinleniyorsa biyopsiden de faydalanılmaktadır.

Ne Cins Belirtiler Kollanabilir?

Hastalık bulguları çok muhtelif olabilir.

*Bebek ve Yetişkinlerde Çölyak HastalığıÇölyak hastalığının genetik olduğu bilinse de bir operasyon ya da enfeksiyon sonrası, hamilelik ve doğum sonrası veya duygusal bir travma sonrasında dahi ortaya çıkabilmektedir. En yaygın bulgulardan biri kronikleşmiş ishaldir. İshal fazla su kaybına neden olacağı için hayati ehemmiyet taşımaktadır. İshal görülmese de makûs emilimden dolayı kilo kaybı, büyüme beceriksizliği görülebilir.
* K vitamini yeterli emilemediği için diş eti kanamaları kollanabilir. Öbür bazı vitaminlerin yetersizliği de asap sisteminde meselelere, cilt kuruluğuna, ciltte kaşıntı ve döküntülere, protein seviyesinde düşüklüğe, dil ve dudakta acılığa neden olabilmektedir.
*Kronik kabızlık da az görülen bir hastalık bulgusudur. Şayet dışkı katıysa ve rengi kül gibiyse, makûs kokan, kocaman parçalı, yapışık bir kıvamdaysa bu bulgular çölyak hastalığını düşündürmelidir.
*Bir bebekte veya çocukta gelişmede gerilik, tedirginlik, rahatsızlık, sık ağlama, karın sızıları, hazımsızlık, iştahsızlık, makûs kokan ve yağlı ve sarih renkli dışkılama, gaz meseleyi gibi bir ekip meselelerin tespit etilmesi Çölyak hastalığını akla getirmelidir.
*Eklemlerde ve kemiklerde sızı, raşitizm, demir beceriksizliği sebebiyle diş kirleri, kansızlık da ortaya çıkabilir.
*Erişkinlerde görülen nedensiz karaciğer enzim bozuklukları, anemi, ağız içindeki aftlar, erken görülen kemik erimesi meseleleri de çölyak bulgusu olabilmektedir.

Rehabilitasyonu Ngerçek Yapılır?

NBebek ve Yetişkinlerde Çölyak Hastalığıe yazık ki hastalığın bir ilaç rehabilitasyonu bulunmamaktadır. Kansızlık görülen hastalara demir ve B 12 dayanağı da verilebilmektedir. Bunun dışında bedende beceriksiz olan yiyeceklerin damardan verilmesi de mevzubahisi olabilmektedir.

Hastalar ömürleri süresince rahatsızlık bulgularını yaşamamak için glütensiz beslenmelidir. Ancak, bu hiç de basit değildir. Ülkemizde simit, makarna, ekmek, pide gibi yiyeceklerin ne kadar hoşlanıldığını düşünürsek bunun sebebini anlaşılacaktır. Üstelik glüten isimli bu protein cinsine bisküvi ve reçel gibi yiyeceklerin içinde hatta bazı ilaçların içeriğinde ve dudak boyasılarda dahi tesadüfmek olasıdır.

Tüm bu gıdaları ömür boyu yemeden yaşamak elbette güç olacaktır. Uygun ve glütensiz perhiz listesi tanımlanmalı, hayat süresince dikkatle uygulanmalıdır. Perhizden verilecek minik bir ödün dahi geri dönüşü güç olan neticelere yol açabilir.

Seçenek Gıdalar

*Glütensiz perhiz listelerinde seçenek olarak patates, pirinç, kestane, nohut, fasulye, fındık, soya ve bu mahsullerden elde edilmiş olan nişasta ve unlar bulunmalıdır.
*Çölyak hastaları ceviz, kuru üzüm, incir, fındık gibi kuruyemişler ile sıhhatli bir hayat sürebilirler.
*Satın alınacak yiyeceklerde glüten olup olmadığı kesinlikle dikkate alınmalıdır. Ekmek, poğaça, bisküvi, kek gibi gıdalar konutta glütensiz unlarla hazırlanabilir. Artık ülkemizde glütensiz unlar ve perhiz ekmekleri satışı yapılmaktadır.

Beslenme Teklifleri

*Bebek ve Yetişkinlerde Çölyak HastalığıÇölyaklı hastalar yağlı besinlerden, kızartmalardan uzak kalmalıdır.
*Hayvansal içerikli katı yağlar kullanılmamalıdır.
*Konserve, fast food yiyeceklerden, baharattan uzak kalınmalıdır.
Unutulmamalıdır ki doğru perhizden ödün verilirse bu hastalık öldürücü olabilmektedir. Kaçamak da olsa glüten alımı yutak, bağırsak veya ağız içi kanserler, kemik erimesi, gelişmede ciddi gerilik, diyabet gibi ciddi meselelere yol açabilmektedir.
*Beslenmeye olduğu kadar hayat stiline de dikkat edilmeli, egzersiz hayattan çıkarılmamalı, yeterli yatmalıdır.

Yazar:Müşerref Özdaş

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ