Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Bayağı Poyrazkuşu Nasıl Bir Canlıdır?

  • 24 Nisan 2021
  • Bayağı Poyrazkuşu Nasıl Bir Canlıdır? için yorumlar kapalı
  • 144 kez görüntülendi.

Yaygın ismi: Bayağı poyrazkuşu Bilimsel ismi: Haematopus ostralegus Familya: Haematopodidae Ekip: Charadrıiformes Fiziksel özellikleri: Kısa bacaklı, kırmızı gör çerçeveli kocaman, başı, göğsü ve sırtı siyah, alt kısmı beyazbenekli tüylü uzun, kalın, portakal-kırmızı gagalı bir sahil kuşudur. Alışkanlıkları: Vurdumduymaz yürüyüşlüdür, yiyecek için gagasını sık sık toprağa batırır. Hayat çizgisi: Farklı hayat alanlarında hem sahil hem iç karada […]

Yaygın ismi: Bayağı poyrazkuşu

Bilimsel ismi: Haematopus ostralegus

Familya: Haematopodidae

Ekip: Charadrıiformes

Fiziksel özellikleri: Kısa bacaklı, kırmızı gör çerçeveli kocaman, başı, göğsü ve sırtı siyah, alt kısmı beyazbenekli tüylü uzun, kalın, portakal-kırmızı gagalı bir sahil kuşudur.

Alışkanlıkları: Vurdumduymaz yürüyüşlüdür, yiyecek için gagasını sık sık toprağa batırır.

Hayat çizgisi: Farklı hayat alanlarında hem sahil hem iç karada toprak üzerinde yuva yapmak için sığ çukur kazar. Senede bir kere 2-4 yumurtlar. Kuluçka 24-35 gündür. Yavrular 33 gün sonra uçmaya başlar.
Sesi: Muhtelif yüksek ince tiz ötüşler.

Beslenme stili: Çoğunlukla yumuşakçalar ile sahil kenarındaki kabuklular; solucanlar ile iç karadaki toprak omurgasızları.

Hayat alanı: Çoğunlukla pespaye sahiller; iç karada akarsu kenarları ile tarlalar.

Yeryüzünde dağılımı: Doğu Avrupa ile Kuzey sahil bölgeleri. Kuzey Batı Asya, Kore Kamçatka; aynı zamanda Güney Avrupa, Kuzey Batı ve Doğu Afrika, Arap Körfezi. Hindistan ile Güney doğu Çin; Yeni Zelanda’da izole olmuş popülasyon.

Cinsin vaziyeti: Yaygın ve sıradan; Avrupa ile Yeni Zelanda popülasyonlarının özellikle karanın ıç kesimlerinde çoğaldığı düşünülmektedir.

Ebatları: Uzunluk, 40-48 cm; kanat sarihliği, 80-86 cm; ağırlık, 425-822 g

Görünüşte bayağı poyrazkuşu eksantrik bir kuştur. Kuşun acayipliğini görünce afallayan bir çocuk, onu “havuç burunlu penguen” olarak tasvir etmiştir. Bayağı poyrazkuşu asla kibar bir ‘suda yürüyen’ olarak tasvir edilemez. Bacakları oranla kısadır, gövdesi izafi olarak m yapılıdır, vurdumduymaz bir biçimde paytak yürür. Onun bariz siyah ve beyaz tüyler, kuşkusuz ona öbür adı olan deniz saksağanı ismini verir zira renkleri netlikle saksağanınkine eş. Suda yürüme şekli hemen tanınmasını sağlayan, çok bariz bir özelliğidir. Çok büyük, canlı, portakal- kırmızı gagası hem karada hem de suda beslenmesinde faal bir rol oynar.

Çoğu sahil kuşuyla karşılaştırılınca bayağı poyrazkuşu, olağandışı geniş bir hayat alanındaki gıdaları harcayabilir. Sahillerde yumuşakçaların çok olduğu haliç ve körfezler etrafında çok bulunur. Bu kuşlar aynı zamanda deniz kayalıklarına, tuz bataklıklarına ve mera tarlalarına yuva yapar. Kara içindeki hayat alanları çok daha değişkendir.
Toprak omurgasızlarıyla beslenmesi bataklık arazileri, çiftlik arazisi, akarsu vadileri ve hatta golf sahalarında beslendiği anlamına kazanç. Çok rakamda sahil ile iç kara arasında mevsimsel göç yapmalarına karşın bazı doğu Avrupa popülasyonları sahilden suratlarca mil uzakta yaşar.

Değişen Gagalar

Deniz saksağanın gagasının biçimi mevsimsel olarak beslenme şekillerini değiştirmesiyle hayret edilecek biçimde değişir. Iskarpela gagalı, sahilde Bayağı Poyrazkuşu Nasıl Bir Canlıdır?beslenen bir kuş ilkbahar ve yaz için kara içine doğru yöneldiği zaman gıdaları sert kabuklu deniz yumuşakçalarından yumuşak yaz menüsü olan solucanlara ve kurtçuklara dönük olarak değişir.
Toprağa iskarpela şekilli bir gagadan daha az mukavemet gösteren, ince uçlu gaga ile toprak içinde daha tesirli şekilde yiyecek arar. Böylece kuş iç karada yaşadığı sırada değişik bir gaga oluşturur. Üç haftadan daha kısa bir zamanda, mucizevi bir süratle sivri uçlu, müthiş bir gaga gelişir. Bu kuş sahile döndüğü zaman gaga tekerrür süratle yassılaşır ve son kısmı sert gıdalarla uğraşırken kalınlaşır.

Benekli Kavalcılar

Avrasya deniz saksağanları, kışın geç sürelerde faize bölgelerine döner. Kuşlar hala sürüler halindeyken kur yapma erken başlar. Sağlam eş bağları kuruluncaya kadar kuşlar birkaç kere sınama eşleşmeleri yapar fakat sonunda tek eşli olur. Eş bağları uzun vakitlidir. Bir çiftin aynı yerde 20 sene ürediği kaydolunmuştur.

Deniz saksağanlarının sergilediği en yaygın şov tipi de çok olağandışıdır. “Kaval çalma şovu” olarak adlandırılan bir şov çok farklı gidişatlarda icra edilir. Bu şov tek başına da yapılır. Fakat çoğunlukla hayat alanına sahip çıkma karşılaşmalarında veya kur yapma esnasında saldırganlık sık biçimde kullanılır. Kuş, gagasını toprağa doğru büker ve öne doğru kambur bir pozisyonda eğilir. Gagasını hafifçe açarak muntazam ve ar darda tekrarlanan, yüksek sesli kaval biçiminde ses çıkartır. Eğer kuşlar bölge hudutları içinde kaval çalar gibi öterse paralel bir biçimde yan yana, gaga gagaya hudut süresince yürürler. Erkek, bir kuşa kur yapma şovu olarak, eş bir kaval çalma şovu sergiler. Sonra erkek, dişi kuşa doğru çömelmiş biçimde koşar ve gagasını alta doğru meblağ. Şayet dişi kuş çiftleşmeyi kabul ederse hareketsiz biçimde ayakta durur ve arka kısmını yukarıya doğru kaldırır. Erkek kanatlarını çırparak ve acı çığlıklar atarak dişinin üzerine çıkar. Deniz saksağanları bir bölgeyi hayat alanı olarak özümsedikleri zaman orayı komşu çiftlere ve izinsiz girenlere karşı saldırganca korunur. Bir kaval çalma şovu veya duruşu genellikle, gerilimleri çözmeye yeterli olur. Kuşlar aynı zamanda “kelebek şovu” de yapar. Bu şov belki de kuşların bölgelerini işaretlemelerine ve eş bağlarını kuvvetlendirmelerine hizmet eder. Gösteri yapan kuş kanatlarını kaldırır ve sonra havalanır. Kendi hayat alanı çevresinde kanatlarını yavaş yavaş çırparak uçar. Israrlı bir biçimde ve bazen acı acı çığlıklar atar.

İki Ayrı Hayat Alanı

Bazı yerlerde Avrasya Deniz Saksağanı iki ayrı hayat alanında yaşamlarını sürdürmeye zorlanır. Faize alanların yuva yaparken erişkinleri beslemeye yetecek kadar yiyecek olmadığı zaman, çift yakınlardaki bir beslenme alanına yerleşir. Yuvalarının yakınında çok yiyecek olan bölgeler için kuşlar arasında çok daha büyük rekabet vardır. O bölgede yerleşik, o anda üremeyen kuşlarla beraber “gizeme sistemi” seçmiş gibi görünmektedirler. Genellikle yalnızca vefat veya üremede galibiyetsizlik böyle alanlarda negatif neticeler yaratabilir. Üremeden evvel bir erkek kuşun yumurtaların üzerine uyuması basmakalıptır.

Kuşlar yuva yapma yerlerini seçtikleri zaman yuva dansı ritüeli yapar. Bu ritüel sırasında kuş gövdesinin ön tarafını toprağa bastırır, kanatlarını kaldırır ve ayaklarıyla toprağı geriye atarak bir çukur kazar. Taşları, otları veya deniz kabuğu parçalarını toplayıp onları başının üstünden atarak performansını ziynetler. Sonra yuva için açılan çukur, dişi yumurtlamadan evvel deniz kabukları veya taşlardan oluşan bir katmanla kaplanır. Dişi ile erkek kuşun nöbetleşe kuluçkaya uyuması sonunda yavruların yumurtadan çıkması donakaltıcı derecede uzun zaman alır. Yavruların yumurtanın kabuğunu kırıp çıkması 4 gün sürebilir. Genellikle anne-babalar yavrularını gözetmek için içinden yavru çıkan boş yumurta kabuklarını yuvanın olduğu yerden uzaklaştırır. İç karada yaşayan deniz saksağanlarının yavruları yumurtadan çıktıktan iki hafta sonra yumuşak topraklar üzerinde kendi başlarına bağımsız bir biçimde beslenebilir. Sahilde yaşayan yavruların anne- babalarının misyonu daha güçtür zira yavruları deniz yumuşakçalarının sert kabuklarını kırıp kalemtıraş kadar güçlü değildir. Bu sebeple birkaç ay müddet ile anneleri onlara yiyecek verir.

Savaşan Kuşlar

Deniz saksağanları yumurtalarını ve yavrularını barbarca gözetir. Havada uçan yırtıcılar ve izinsiz hayat alanlarına girenlere karşı deniz saksağanlarının kocaman gagaları çok tesirli korunma silahlarıdır. Bir karga, martı hatta faize alanı üzerinde uçan bir yırtıcı kuşa dahi aynı biçimde tepki verir. Deniz saksağanı semanda yükselir ve izinsiz kendi alanlarına giren kuşa altından yanaşarak gagasını karnına saplar. İnsanlar gibi daha büyük saldırganlara karşı gagasıyla kanadının altını gagalayarak ve sanki uyuyormuş gibi oturarak, ya da eşi tutumlarla saldırganın dikkatini kendisine sürüklemek için bir dizi şov sergiler.

İş Gereçleri

Deniz saksağanları bir çatal veya bıçağın sunduğu hünere sahip olmayabilir fakat uzun gagaları gıda elde etmek için çok tesirli teknikler geliştirmelerine imkân verir. İnce, iskarpela gibi gagalarıyla kuşlar çift kabuklu yumuşakçaların kabuklarını yakalayan adalelerini tekerrür tekerrür Bayağı Poyrazkuşu Nasıl Bir Canlıdır?gagalayarak keser ve midye eşi kabukluları açılmaya güçler. Daha kalın ve küt gagalı kuşlar gagalarını bir çekiç gibi kullanarak kabuklu yumuşakçaları kırar.

Tüm Avrasya deniz saksağanları gagalayanlar ve gagalarını çekiç gibi kullananlar olmak üzere ikiye ufalar. Yavruları da ebeveynleri gibi aynı usulü bilir. Bir haliç veya akarsu ağzında genellikle değişik taktikler kullanan her iki biçimde beslenenlerden oluşan kuş sürüsü sanki bir cinsmiş gibi görünür. Misalin; yükselen gel-git geriye çekilirken midyeleri gagalayarak beslenenler, suyun çekildiği yerlere kazanç. Midyeleri kırmak için gagalarını çekiç gibi kullanan cinsler suyu tamamen çekilip kalan midyelerin bataklık içinde ortaya çıkmasını ve kuruyan toprağın sertleşmesini bekler.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ