Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Atmosferin Yapısı ve Sera Gazları

  • 04 Nisan 2021
  • Atmosferin Yapısı ve Sera Gazları için yorumlar kapalı
  • 94 kez görüntülendi.

  Dünya’nın atmosferini bir hayli değişik gaz oluşturmaktadır. Dünyanın yüzde 78’i azot, yüzde 21’i ikinci sıradaki oksijendir. Öbür gazlar geriye kalan yüzde 1’i oluşturur. Kimileri helyum ve kripton gibi kimyevi açıdan atıldır ve öbür gazlarla tepkine girmez. Öbür bazı gazlar ise seyyaremiz için sanki bir battaniye olma becerisine sahiptir. Bunlar “sera gazları” olarak adlandırılmaktadır. Sera örtüleri gibi […]

  Atmosferin Yapısı ve Sera GazlarıDünya’nın atmosferini bir hayli değişik gaz oluşturmaktadır. Dünyanın yüzde 78’i azot, yüzde 21’i ikinci sıradaki oksijendir. Öbür gazlar geriye kalan yüzde 1’i oluşturur. Kimileri helyum ve kripton gibi kimyevi açıdan atıldır ve öbür gazlarla tepkine girmez. Öbür bazı gazlar ise seyyaremiz için sanki bir battaniye olma becerisine sahiptir. Bunlar “sera gazları” olarak adlandırılmaktadır. Sera örtüleri gibi bu gazlar da güneşten gelen enerjiyi ısı olarak tutuklar. Onların sera tesiri olmasaydı Dünya oldukça soğuk ve küresel sıcaklık ortalaması -18 °C etrafında olacaktı. Oysa seyyaremizin yüzeyindeki ısı vasati olarak 15 °C ortamındadır ve bu sıcaklık seviyeyi yaşamayı imkânlı kılar.

1850’li senelerden bu yana insan faaliyetleri, havaya aşırıdan sera gazı ölçüyü salınımını başlattı. Seneler geçtikçe çoğalan bu aşırılık, yavaş yavaş dünya genelindeki vasati sıcaklıklarda ehemmiyetli bir çoğalışa neden oldu. NASA’nın yaptığı hesaplamalara göre günümüz küresel ortalaması 1951 ve 1980 seneleri arasındaki ortalamadan 0,9 °C daha yüksek. Kimyager Stephen Montzka’nın araştırmalarına göre, en çok kaygılanılması gereken dört esas sera gazı var. Bunların en iyi öğrenileni karbondioksittir CO2. Değişikleri metan, azot oksit ve kloroflorokarbonları CFC’ler kapsayan gruptur. CFC’ler, seyyareyi gözeten yüksek irtifa ozon katmanının incelmesinde rol oynayan soğutucu maddelerdir. 1989’da başlatılan küresel uyuşmanın parçası olarak tasfiye edilmektedirler. Abuhavayı etkileyen daha bir hayli kimyevi madde olsa da Montzka, bu dört sera gazının “insanların hakimiyet altına alabileceği” gazlar olduğunu belirtir.

Atmosferin Yapısı ve Sera GazlarıAbuhavaları Değiştiren Kimyeviler

Buzullar eriyor, deniz seviyeleri yükseliyor, ormanlar can veriyor ve barbar hayvanlar yaşayabilmek için çabalıyor. Geçtiğimiz asırdan başlayarak büyük bir ısınmaya neden olan çağdaş hayat, ısı yakalayıcı gazları sarihe çıkararak son 650.000 seneden daha fazla bir zamandır sera gazı tesirini oluşturdu ve abuhavaları değiştirmeye başladı. Her sera gazı, bir kere dağıldığında hemen yükselir. Bu gazların kimileri, molekül başına değişiklerinden daha fazla ısıyı tutuklar. Kimileri, atmosferde değişiklerinden daha uzun müddet kalır. Bunun sebebi her birinin değişik kimyevi özelliklere sahip olmasıdır. Ayrıca, zamanla atmosferden değişik harekâtlarla uzaklaştırılırlar.

Karbondioksit

Fazla CO2’nin kaynağı çoğunlukla kullanılan fosil kömür, petrol ve natürel gaz yakıtlardır. Bu yakıtlar, vasıtalardan elektrik ya da endüstriyel kimyeviler imaline kadar her alanda kullanılmaktadır. 2016 senesinde CO2, salınan sera gazlarının yüzde 81’ini oluşturmuştur. Öbür kimyeviler atmosferdeki ısıyı yükseltmekte daha tesirlidir. Ancak CO2, daha çok insan faaliyetlerinden kaynaklanır. Aynı zamanda en uzun ömre sahiptir. Her sene muhakkak bir ölçü CO2, gelişen nebatlar tarafından arınılmaktadır. Karşılığında nebatların yeterince yetişemediği soğuk aylarda daha fazla CO2 salınmaktadır. CO2, ayrıca ummanlara karışmakta; sudaki organizmalar tarafından kalsiyum karbonata dönüştürülmektedir. Sonunda bu kimyevi, binlerce sene süresince karbonun depolanabileceği, kireçtaşının bir bileşeni haline gelmektedir. Bu kaya yaradılış süreci ise oldukça yavaştır. Sarihçesi, CO2 atmosferde on senelerden binlerce seneye kadar kalabilir.

Metan

Metan CH4, doğalgazın ana bileşenidir. Çok muhtelif biyolojik kaynaklar, metan gazının oluşmasına neden olur. Bunlar arasında pirinç yapımı, hayvan dışkısı ve çöplüklere atılan atıkların ayrılınması sayılabilir. Metan, sera gazı emisyonlarının takribî yüzde 10’unu oluşturur. Bu gazın her bir molekülünün tuttuğu ısı CO2’den daha fazladır. Ancak metan, atmosferde uzun müddet kalamaz. Atmosferde hidroksil radikalleri ile tepkine girdiğinde bölünür bağlı oksijen ve hidrojen atomlarından yapılan nötr yüklü OH iyonları. Metanın giderilmesi için gereken müddet takribî on yıldır.

Nitröz Oksit

Atmosferin Yapısı ve Sera GazlarıNitröz oksit N2O, salınan sera gazlarının takribî yüzde 6’sını oluşturmaktadır. Bu gaz tarımdan, fosil yakıtların yanmasından ve kanalizasyonlardan kaynaklanmaktadır. N2O, ısı yakalamada CO2’den suratlarca kat daha tesirlidir. N2O ayrıca takribî surat sene süresince atmosferde kalabilir. Her sene, havadaki N2O’nun sadece yüzde 1’i yeşil nebatlar tarafından amonyak veya nebatların kullanabileceği öbür azot bileşiklerine dönüştürülür. Bu surattan bu natürel N2O pakliği eksiktir.

Kloroflorokarbon

CFC’ler ve yeni türevlerinin tümü insanlar tarafından üretilmektedir. Soğutucu olarak ya da kimyevi tepkinlerde ve aerosol spreylerde çözücü olarak kullanılır. Sera gazı emisyonlarının sadece yüzde 3’şöhreti oluşturmaktadırlar. Tepkine girerek ozon tabakasını ufalamaktadırlar. Bu gazlar sadece atmosferin çok yüksek bir tabakasına eriştiklerinde ortadan kalkmaktadır. Stratosferde, yüksek enerjili ışık kimyevileri bombalar ve parçalar. Ancak bu on seneler süren bir zaman diliminde oluşabilmektedir. CFC’ler gibi, öbür flor bazlı kimyeviler de molekül bazında eforlu sera gazlarıdır. Ancak bunların salınımları CO2’ye mukayeseyle çok düşük olduğundan, tesirleri de oldukça düşüktür.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ