Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

“Asimilasyon” Sözcüğünün Tanımı ve Asimilasyon Kuramları

  • 22 Nisan 2021
  • “Asimilasyon” Sözcüğünün Tanımı ve Asimilasyon Kuramları için yorumlar kapalı
  • 85 kez görüntülendi.

Asimilasyon veya kültürel asimilasyon, değişik kültürel grupların giderek daha fazla birbirine benzediği süreçtir. Bütün asimilasyon bitirildiğinde, daha öncekinden değişik olan gruplar arasında ayırt edilebilir bir fark yoktur. Asimilasyon en çok, azınlık muhacir gruplarının çoğunluğun kültürünü özümsemeye başlaması ve böylece bedeller, ideoloji, tavır ve pratikler açısından onlara benzemesi açısından tartışılır. Bu süreç güçle veya kendiliğinden olabilir ve […]

Asimilasyon veya kültürel asimilasyon, değişik kültürel grupların giderek daha fazla birbirine benzediği süreçtir. Bütün asimilasyon bitirildiğinde, daha öncekinden değişik olan gruplar arasında ayırt edilebilir bir fark yoktur. Asimilasyon en çok, azınlık muhacir gruplarının çoğunluğun kültürünü özümsemeye başlaması ve böylece bedeller, ideoloji, tavır ve pratikler açısından onlara benzemesi açısından tartışılır. Bu süreç güçle veya kendiliğinden olabilir ve süratli veya evreli olabilir.
Yeniden de asimilasyon her zaman bu biçimde reelleşmez. Değişik gruplar, yeni, homojen bir kültüre karışabilir. Bu, eritme potası metaforunun özüdürdoğru olsun ya da olmasın genellikle Amerika Birleşik Devletleri‘yi belirlemek için kullanılırVe asimilasyon genellikle zaman içinde doğrusal bir metamorfoz süreci olarak düşünülürken, bazı ırksal, kavmi veya dini azınlık grupları için süreç, önyargı üzerine inşa edilen müessesesel manilerle kesintiye uğrayabilir veya yasaklanabilir.
Her iki gidişatta da, asimilasyon süreci insanların birbirine daha çok benzemesiyle sonuçlanır. Süreç ilerledikçe, değişik kültürel geçmişe sahip insanlar, zamanla giderek aynı tavırları, bedelleri, duyguları, alakaları, bakış açısını ve gayeleri paylaşmaktadırlar.

Asimilasyon Kuramları

Sosyal bilimlerdeki asimilasyon kuramları, yirminci asrın başında Chicago Üniversitesi merkezli sosyologlar tarafından geliştirilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’deki bir sanayi merkezi olan Chicago, Doğu Avrupa’dan gelen muhacirlerin alakasını sürüklemekteydi. Bazı ehemmiyetli sosyologlar, ana akım cemiyete asimile ettikleri süreci ve bu süreci ne cins şeylerin yasaklayabileceğini araştırmak için dikkatlerini bu popülasyona çevirmişlerdir. William I. Thomas, Florian Znaniecki, Robert E. Park ve Ezra Burgess gibi sosyologlar, Chicago ve etrafındaki muhacir ve ırksal azınlık popülasyonu ile bilimsel olarak titiz etnografik araştırmaların liderleri olmuşlardır. Çalışmalarından asimilasyon üzerine üç ana teorik bakış açısı ortaya çıkmıştır. Bu kuramlar şunlardır:
Birinci Kuram: Asimilasyon, bir grubun kültürel olarak zamanla ötekisine benzediği doğrusal bir süreçtir. Bu kuram bir mercek olarak ele alındığında, muhacir jenerasyonların kültürel olarak geldiklerinde değişik olduğu, ancak bir dereceye kadar baskın kültüre asimile olduğu muhacir ailelerde kuşaksal metamorfozlar görülebilir. Bu muhacirlerin ilk jenerasyon çocukları gelişecek, sosyalleşecek ebeveynlerinin ülkesinden değişik bir cemiyet içinde yer alacaklardı.
Çoğunluk kültürü, kendi mahallî kültürleri olacaktır, ancak bu topluluk ağırlıklı olarak homojen bir muhacir grubundan oluşuyorsa, konuttayken ve toplulukları içindeyken ebeveynlerinin mahallî kültürünün bazı bedellerine ve uygulamalarına bağlı kalabilirler. İlk muhacirlerin ikinci kuşak torunları, büyükanne ve büyükbabalarının kültür ve dillerini koruma ihtimalleri daha düşüktür ve kültürel olarak çoğunluk kültüründen ayırt edilemez olmaları mümkündür. Bu, Amerika Birleşik Devletleri’de “Amerikanlaşma” olarak belirlenebilecek bir asimilasyon şeklidir. Muhacirlerin bir “eritme potası” cemiyeti içinde nasıl tükendiklerine dair bir kuramdır.
İkinci Kuram: Asimilasyon, ırk, kavmi orijin ve din esasında değişiklik gösterecek bir süreçtir. Bu değişkenlere bağlı olarak, kimileri için pürüzsüz, doğrusal bir süreç olabilirken, değişikleri için ırkçılık, yabancı husumeti, etnosentrizm ve dini önyargıdan kaynaklanan müessesesel ve kişilerarası manilerle yasaklanabilir. Misalin, yirminci asrın büyük bir kısmında ırksal azınlıkların ağırlıklı olarak beyaz semtlerde konut satın almalarının maksatlı olarak yasaklandığı ev yine çizgi uygulaması, ev ve sosyal ayrımı körüklemiştir. Kastedilen gruplar için asimilasyon sürecini yasaklamıştır. Bir başka misal de, genellikle dini giysi unsurları sebebiyle dışlanan ve bu sebeple sosyal olarak ana akım cemiyetten dışlanan Sihler ve Müslümanlar gibi Amerika Birleşik Devletleri’deki dini azınlıkların karşılaştığı asimilasyon manileri olabilir.
Üçüncü Kuram: Asimilasyon, azınlık birey veya grubun ekonomik gidişatına göre değişiklik gösterecek bir süreçtir. Bir muhacir grubu ekonomik olarak marjinalize edildiğinde, yevmiye emekçi veya tarım emekçisi olarak çalışan muhacirlerde olduğu gibi, ana akım cemiyetten sosyal olarak da aykırılaştırılması mümkündür. Bu biçimde, düşük ekonomik gidişat, büyük miktarda yaşamda kalmak için kaynakları barınma ve besin gibi paylaşma zorunluluğu sebebiyle muhacirleri toplanmaya ve kendilerini gözetmeye teşvik edebilir. Yelpazenin öbür ucunda, orta sınıf veya varlıklı muhacir popülasyon, ana akım cemiyete asimilasyonunu teşvik eden konutlara, tüketim mülklerine ve hizmetlerine, eğitim kaynaklarına ve boş zaman etkinliklerini ulaşabileceklerdir.

Asimilasyon Nasıl Ölçülür?

Sosyal bilimciler, muhacir ve ırksal azınlık popülasyonu arasındaki hayatın dört esas doğrultusunu araştırarak asimilasyon sürecini araştırmışlardır. Bunlar arasında sosyoekonomik gidişat, coğrafi dağılım, dil edinimi ve konutluluklar arası oranlar yer almaktadır. Sosyoekonomik gidişat veya SES, eğitimsel kazanıma, işe ve kazanca dayalı olarak bireyin cemiyetteki konumunun kümülatif bir miktarıdır. Bir asimilasyon çalışması bağlamında, bir sosyal bilimci, muhacir bir ailede veya popülasyon içinde SES’in zamanla yerli popülasyonun ortalamasına uyacak biçimde yükselip yükselmediğini veya aynı kalıp kalmadığını veya eksildiğini görmek isteyecektir. SES’teki bir çoğalış, Amerikan cemiyetindeki zaferli asimilasyonun bir işareti olarak kabul edilebilir.
Bir muhacir veya azınlık grubu bir arada veya daha geniş bir alana bölmüş olsun, coğrafi dağılım da bir asimilasyon miktarı olarak kullanılır. Kümelenme, Çin semtleri gibi kültürel veya kavmi olarak değişik mesken bölgelerinde sıklıkla olduğu gibi, düşük seviyede bir asimilasyona işaret edecektir. Tersine, bir muhacir veya azınlık popülasyonunun bir eyalete veya ülke geneline dağılımı, yüksek derecede bir asimilasyona işaret etmektedir.
Asimilasyon, dil edinimi ile de ölçülebilir. Bir muhacir yeni bir ülkeye geldiğinde, yeni konutlarının ana dilini konuşamayabilir. Sonraki aylarda ve senelerde ne kadar bildikleri veya bilmedikleri, düşük veya yüksek asimilasyonun bir işareti olarak görülebilir. Aynı mercek, muhacir kuşakları süresince dilin araştırılmasına da getirilebilir ve bir ailenin ana dilinin son kaybı bütün asimilasyon olarak görülür. Son olarak, ırklar arası, kavmi veya dini hudutlar arası konutluluk oranları, bir asimilasyon kriteri olarak kullanılabilir. Değişiklerinde olduğu gibi, düşük seviyedeki konutluluklar sosyal yalıtımı akla getirecek ve düşük seviyede bir asimilasyon olarak açıklanacak, orta ila yüksek oranlar ise büyük miktarda sosyal ve kültürel karışımı ve dolayısıyla yüksek asimilasyonu önerecektir.
Birey hangi asimilasyon miktarını inceliyor olursa olsun, istatistiklerin artta kültürel metamorfozlar olduğunu usta yakalamak ehemmiyetlidir. Bir cemiyetteki çoğunluk kültürüne asimile olmuş bir birey veya grup olarak, ne ve nasıl yenir, hayattaki emin bayramların ve dönüm noktalarının kutlanması, giysi ve saç tarzları, müzik ve televizyondaki zevkler gibi kültürel unsurları özümseyeceklerdir. Ve öbür öbür etmenlerin yanı gizeme haber medyasına özümseyebilirler.

Asimilasyon Kültürden Nasıl Değişikleşir?

Çoğu zaman, asimilasyon ve kültürleşme birbirinin yerine kullanılır, ancak bunlar oldukça değişik şeyler ifade eder. Asimilasyon, değişik grupların giderek birbirine nasıl benzediği sürecini ifade ederken, kültürleşme, bir kültürden bir birey veya grubun, kendi değişik kültürlerini korurken başka bir kültürün uygulamalarını ve kıymetlerini özümsemeye başladığı bir süreçtir.
Başka Bir Deyişle kültürleşme ile asimilasyon süreci süresince olacağı gibi, bireyin mahallî kültürü zamanla kaybolmaz. Bunun yerine, kültürleşme süreci, muhacirlerin günlük hayatta işlev görmek, bir iş sahibi olmak, dost edinmek ve mahallî topluluklarının bir parçası olmak için yeni bir ülkenin kültürüne nasıl geçim sağladığına ve aynı zamanda bedelleri, bakış açılarına gözetirken, orijinal kültürlerinin uygulamaları ve ritüelleri yaşatırlar. Kültürel kültür, çoğunluk grubundaki insanların cemiyetlerindeki azınlık kültürel grupların abonelerinin kültürel pratiklerini ve kıymetlerini özümseme şeklinde de görülebilir. Bu, emin giysi ve saç tarzlarının alımını, yediği besin cinslerini, nerede alışveriş yaptığını ve ne cins müzik dinlediğini kapsayabilir.

Entegrasyon ve Asimilasyon

Doğrusal bir asimilasyon modeli kültürel olarak değişik muhacir gruplarının ve ırksal ve kavmi azınlıkların giderek çoğunluk kültüründekiler gibi hale geldiği sosyal bilimciler ve memurlar tarafından yirminci asrın büyük bir kısmında ideal olarak görülmüştür. Günümüzde pek çok sosyal bilimci, asimilasyon değil entegrasyonun yeni gelenlerin ve azınlık gruplarının rastgele bir cemiyete dahil edilmesi için ideal bir model olduğuna inanmaktadır. Bunun sebebi, entegrasyon modelinin değişik bir cemiyet için kültürel değişikliklerde uyuyan kıymeti ve kültürün bir bireyin kimliği, aile bağları ve bireyin mirasıyla irtibat duygusu açısından ehemmiyetini kabul etmesidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ