Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Arı Sütü Mucizesi

  • 01 Nisan 2021
  • Arı Sütü Mucizesi için yorumlar kapalı
  • 130 kez görüntülendi.

Arı sütü; 5-15 günlük, genç emekçi arılarının hypopharyngeal ismi verilen yutak üstü salgı bezinden salgıladıkları bir maddedir. Arı sütü imalinde, emekçi arılar bal, polen ve su kullanmaktadır. Emekçi arılar bunları hazmettikten sonra bir kısmını metabolik faaliyetlerinin devamı için, bir kısmını da arı sütü imali için kullanır. Memeli hayvanların memesinde oluşan süt ile alakası olmadığı halde, […]

Arı sütü; 5-15 günlük, genç emekçi arılarının hypopharyngeal ismi verilen yutak üstü salgı bezinden salgıladıkları bir maddedir. Arı sütü imalinde, emekçi arılar bal, polen ve su kullanmaktadır. Emekçi arılar bunları hazmettikten sonra bir kısmını metabolik faaliyetlerinin devamı için, bir kısmını da arı sütü imali için kullanır. Memeli hayvanların memesinde oluşan süt ile alakası olmadığı halde, süte eş bir görünümü olduğundan, dilimizde arı süt olarak adlandırılmaktadır. Bununla beraber diğer ülkelerde, royal jelly ismiyle öğrenilmektedir. Tadı ekşi olup, kokusu belirgin fenolik yapıdadır.

Belirli bir kumpas içerisinde hayatlarını sürdüren arı kolonilerinde, emekçi arı, ana arı ve erkek arı olmak üzere üç çeşit fert bulunmaktadır. Bunların içerisinde ana arı ana arı lavra safhasında başlayıp, tam ömrü süresince arı sütüyle beslenir. Bunun yanında emekçi arılar lavra yarıyılının ilk üç günüde, daha düşük dozda arı sütüyle beslenir. Diğer taraftan, ana arı 5-7 yıl yaşarken emekçi arı yalnızca 35-40 gün kışın fazla çalışmayan emekçi arılar 6 ay yaşayabilmektedir. Yaşam müddetlerinin bu kadar değişik olmasında en büyük etmenin beslenme biçimlerinin olduğu söylenmektedir.

ari_sutu 1

İçerik olarak araştırıldığında; arı sütünün takribî %66sı su,%14,5 karbonhidrat, %13 aminoasit, B grubu vitaminlerin tümüne ek olarak A, D, C, E, H vitaminleri, yapıt ölçüde C vitamini, biyolojik etkin maddeler hormon ve enzimler, başta potasyum olmak üzere yüksek ölçüde kalsiyum, sodyum, çinko, demir, bakır, manganez, yapıt ölçüde fosfor, selenyum, magnezyum gibi bazı mineralleri kapsamaktadır. B3, niasin ve biyotin kapsaması, kandaki şeker seviyesinin hakimiyetine dayanakçı olması bakımından diyabetlilere arı sütü nasihat edilmektedir. Bunların dışında tespit edilemeyen, taklidi yapılamayan ancak mucizevi pozitif tesirleri kollanan maddelerden bir ölçü %3 kapsamaktadır. Asidik yapıda olup, pHsı 3,6-4,2 arasındadır.

Bilindiği üzere aminoasitler insanlar tarafından üretilmeyip, nebatsal veya hayvansal yiyeceklerle alınmaktadır. Arı sütü ehemmiyetli bir aminoasit kaynağı olup, insan için esansiyel olan aminositlerin bir haylisini kapsamaktadır. Başta früktoz ve glikoz olmakla beraber, balda da olduğu gibi eş ve statik oranlarda şeker kapsar. Früktoz ve glikoz toplam şekerin %90ını oluşturmaktadır. Bunların haricinde metabolizma için ehemmiyetli olan, pentoik asit vitamin B5, asetilkolin alkoloid olup, merkezi asap sitemi ve parasempatik asap sisteminde bulunan, kimyevi iletici misyonundadır, protein kapsamaktadır. Protein olarak 6 adet büyük yapılı, 4 adet de glikoprotein bulundurmaktadır.

Lipid fraksiyonu, hür yağ asitlerinin %80-90ını oluştururlar. Bu yağ asitleri hayvan ve nebatta yaygın olarak bulunan 14-20 karbonlunun aksine 8-10 karbonlu kısa zincirli hidroksi yağ asitleri ve dekarboksilik asitlerden oluşmaktadır. Bunlar, arı sütünde bildirilen pek çok biyolojik özellikten mesuldür. Başlıca bulunan yağ asidi; bağışıklık sistemini kuvvetlendiren bir yağ asidi olan 10-hidroksi 2-dekonoik asittir 10-HDA. Bunun haricinde hastalıkların iyileşme yarıyılından sonra sindirimi tertip etmek ve iştahı açmak için çok ideal olan oleik asit de ehemmiyetli bir yağ asidi içeriğidir.

Arı sütü, Avrupa ve Asyada çok uzun müddettir öğrenilmekte ve kullanılmaktadır. 1950li senelerde arı sütü hakkında yayınlanan yazılar ve raporlar aracılığını öğrenilirliği tüm dünya genelinde dağılmıştır. Çinin dünyanın en fazla arı sütü üretici ve ihracatçı olduğu mevzusunda fikir birliği bulunmaktadır. Dünya genelinde, varsayım edilen senelik imali 400-500 tondur. Bu yapım ölçüsüyle Çin dünya yapımının takribî olarak %60ını karşılamaktadır. Ürettiklerinin hemen hemen tamamını Japonya, Avrupa ve ABDye ihraç etmektedirler. Uzak doğudaki Kore, Tayvan, Japonya gibi diğer ülkeler de ehemmiyetli üretici ve/veya ihracatçısıdırlar. Dünyanın diğer yerlerinde ise arı sütü temel olarak Doğu Avrupa ve daha az Batı Avrupa ve Amerika ülkelerinde özellikle Meksika üretilir. Japonlar 10 ton ile en fazla arı sütü harcayıcılarıdırlar ve geniş miktarda diğer Asya ülkelerinden ithal etmektedirler. Asya dışında arı sütünün hakikat pazarları Avrupa ve Kuzey Amerika kozmetik sanayisi, daha az da sıhhat için gıda olarak kullanımıdır. Ülkemizde arı sütü imali senede yalnızca 50 kilogram kadardır.

ari_sutu

Arı sütünün en yoğun görüldüğü yer ana arı yetiştirme faaliyetidir. Bu sebeple ana arı yetiştirmeye eş bir metotla arı sütü imali yapılmaktadır. Bunun yanında, ana arı imali için, arıların kendiliğinden oluşturduğu ana arı gözlerinden de az ölçüde arı sütü elde edilebilir. Çok ölçüde larvadan, az ölçüde arı sütü elde edildiğinden, yapım maliyeti ve uğraşı yüksek olmaktadır.

Arı sütü yapım ölçüsünde net bir sayı yoktur. Üretilen arı sütü ölçüyü; arı ırkına, kolonideki genç emekçi rakamına, gıda ölçüsüne, uygulama biçimine, yetiştiricilik yapılan bölgeye bağlı olarak değişebilir. Ancak vasati değer katılmak gerekirse; bir yüksükten ana arı yetiştirilen göz, yetiştirme ve beslenme usulüne bağlı olarak, 213-328 mg arasında arı sütü elde edilebildiği belirtilmektedir.

Yukarıyada da bahsettiğim içeriği sayesinde insanlara, bir hayli mesele ve/veya problemde ciddi oranda fayda ve bereket sağlayan arı sütünün yararları;

* Antioksidan içeriği sayesinde hücrelerin yenilenmesini süratlendirir ve tetikler. Böylece hayatın tazelenmesini sağlar, ihtiyarlamayı geciktirir. Bu sayede kansere karşı gözetici özelliğe sahiptir. Yapılan son araştırmalarda, arı sütünün kanserli hücrelerin gelişmesini yavaşlattığı, genetik olarak kanser tehlikeyi olan hastalarda kanser yaradılışını yasakladığı tanımlanmıştır. Kanser rehabilitasyonlarında Kemoterapi ve Radyoterapinin eforlu yan tesirlerine karşı beden mukavemetini artırır.

* Kalp-Damar Sistemini kuvvetlendirir. Damarları açar, damar tıkanıklığı ve damar sertliğinin rehabilitasyonunda kullanılır. Cerrahi müdahale geçirmiş olanlar ile kalp hastalıklarından dolayı rehabilitasyon görenlere küçük dozlar kullanmaları koşuluyla nasihat edilir.

* Hipertansiyona verimlidir. Hipertansiyonu olanlar ilk kullanmalarında küçük dozlarla başlayıp tedricen ideal ölçülere artırırlar.

* Belleği güçlendirir. Unutkanlığı giderir. Erken bunama, hafıza kaybı, zihin geriliği, alkolizm gibi rahatsızlıkların rehabilitasyonuna dayanakçı olmaktadır. Dolayısıyla da alzheimer ile çabada faal bir yardımdır. Anne karnından, sihrime çağına kadar, çocuklarda zekâsal gelişime ehemmiyetli katkı sağlar.

* Sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi kazanç. Hazmı basitleştirir ve hızlandırır. Reflü, gastrit, ülser gibi mide rahatsızlıkların, bağırsak, böbrek bölgesi içerisinde ve idrar yolunda alana gelen hastalıklarının rehabilitasyonunda tesirlidir.

ari-sutu

* Kolesterol seviyesini hakimiyet altında meblağ. Kandaki kolesterol-lipid seviyesinin ayarlanmasında dayanakçı olur. Arjantinde tavşanlar üzerinde fazla yağ kapsayan perhiz uygulanmış. Ardından tavşanların bir kısmına arı sütü verilmiş. Bunun neticesinde arı sütü verilen tavşanlarda, ötekilerinin aksine, kolesterol seviyesinin daha düşük olduğu gözlemlenmiştir. Aynı sınamada arı sütü alan tavşanların koroner damarlarının ve karaciğerlerinin öbürlerine göre ehemmiyetli derecede üstünlük sağladığı görülmüştür.

* İçinde bulunan sülfür, fosfor, biyotin, B vitamini, yeniden içeriğindeki diğer enzimlerle beraber, hormonlarda düzelmeyi sağlıyor ve sivilcelerden kurtulmak basitleşiyor.

* Kansızlık anemi ve ağır kan kayıplarında organizmanın yeterli kan yapımını sağlar.

* Hastalıkların ve operasyonların iyileşme yarıyıllarının ivedileştirilmesinde tesirlidir. Karaciğerin işlevlerini bütün olarak yerine getiremediği vaziyetlerde tesirlidir.

* Verem, astım, bronşitte gibi solunum sistemi hastalıklarının rehabilitasyonunda tesirlidir. Solunum sistemlerinin çalışma seviyesini artırır.

* Gebelerde hamileliğin sıhhatli geçmesinde, fetusun ve annenin sıhhatli beslenerek hasarlı tesirlerden korunmasında tesirlidir.

* Bebeklerin tez ve sıhhatli büyüyerek ruh ve beden tamlığının sağlanmasında tesirlidir. Çocuklarda görülen gelişim eforlukları, kemik gelişiminde ve adale güçsüzlüklerinde, bereketli olmaktadır.

Arı sütü taze halde minik veya büyük renkli şişelerde, dondurularak veya soğutulma hariç işlenmemiş biçimde, bal, polen gibi diğer mahsullerle karıştırılmış olarak, dondurularak kurutulmuş olarak ve ilaç gibi tablet biçimine getirilmiş olarak satılmaktadır. Ülkemizde ve dünyada, arı sütünün natürel tüketim biçimi olduğundan, en çok arz edilen biçimi saf halde taze arı sütüdür. Geniş endüstriyel alanda kullanılabilir olması ve depolama basitliği sağlaması bakımından kurutulmuş dondurulmuş formları üretici şirketler tarafından daha çok seçim edilmektedir. Ancak bu yapım biçimi ileri teknoloji istediğinden maliyeti de daha yüksek olmaktadır. Dolayısıyla yalnızca büyük şirketler bu işe girebilmektedir. Dondurulmuş-kurutulmuş formları meyve suları, ile karıştırılarak da harcanmaktadır. Diğer taraftan, arı sütünün meyve suyu, reçel, bal ile karıştırılması, ekşi tadını ve belirgin fenolik kokusunu eksilttiğinden tüketimini basitleştirmektedir. Ancak bu biçimde karışım yaparak kullanımın raf ömrünü uzattığı hakkında kesin bilgi bulunmamaktadır. Bu sebeple, karışım yapılan arı sütünün taze veya dondurulmuş arı sütü ile aynı usulü kullanarak saklanmalıdır.

08052013125557-500x500

Arı sütünün uzun süreli depolamalarda içindeki asitliğin ve yüksek oranda çözünemez protein oranının çoğalması, hür aminoasitlerin eksilmesi, glikoz oksidaz ve ötekilerinin eksilmesi gözlemlenmiştir. Arı sütünün içerik maddelerinden çok az kayıpla en uygun biçimde en uzun zaman gizleme usulü, kurutulmuş-dondurulmuş olarak gizleme usulüdür. Bu biçimde genellikle birkaç sene, oda şartlarında saklanabilir. Bunun haricinde buzdolabının buzluğunda -17 30;Cde donmuş olarak 24 aya kadar muhafaza edilebilir. Arı sütü emülsiye birbiri içinde çözünmeyen iki akışkanın karışımı yapı olduğundan ve hücreli bir doku olmadığından, dondurma operasyonu basmakalıp dışı bir problem oluşturmamaktadır. Oda sıcaklığında ise arı sütünün ömrü 6 haftadır. Bu sebeple 6 haftada harcanabilecek olanı dışarıda yakalanıp, kalanı donmuş biçimde buzdolabında bekletilmesi, gerektiğinde buradan kullanılmasında fayda vardır. Bunun yanında, arı sütünün ısıya ve ışığa karşı hassasiyeti olduğundan dolayı, bereketli özelliklerini erken yitirdiğinden, antibiyotik tesirini 4 ayda kaybettiğinden, kısa müddette harcanmasında fayda vardır.

Arı sütünde, rastgele bir yan tesiri görülmemiş olmakla beraber, tek seferde fazla ölçüde 100-200 g. harcanması, baş dönmesi ve nabız yükselmesine neden olduğu gözlemlenmiştir. Özellikle çocuklar ve kalp ritim bozukluğu olanlar, arı sütü kullanmadan evvel, mevzu uzmanından bilgi alması daha sıhhatli olur. Arı mahsullerine alerjisi olanların arı sütünü kullanmaması önerilmektedir. Fazla ölçüde yanlış kullananlarda, alerjiye ve/veya zehirlenmelere neden olabileceği belirtilmelidir. Bereketlerinden faydalanılabilmesi için kumpaslı ve devamlı tüketiminin gerektiği belirtilmektedir. Fazla kilolu olanlar ve kilo almaya yatkın olanlar, arı sütünü, kilo ve kalori hesabı yaparak, hakimiyetli bir biçimde kullanmaları nasihat edilmektedir. Bunlarla beraber, arı sütünün alınacağı yerin emin olmasına dikkat edilmelidir. Aksi takdirde, pahalı olan arı mahsullerinde bir hayli oynama yapılmakta, sıhhatsiz mahsuller piyasaya sürülmektedir.

Unutulmamalıdır ki; başta ağır hastalıklar olmak üzere hiçbir hastalık üzerinde kesin tesirli olabileceğini söyleyebileceğimiz rehabilitasyon taşıtı yoktur. Zira, hastalık rehabilitasyonlarında, rehabilitasyon faktörlerinin haricinde, genetik yapı başta olmak üzere, bir hayli etken hastaların sıhhatlerine kavuşması üzerinde tesirlidir. Hazırladığım bu yazı bilgi emellidir. Dolayısıyla da, rastgele bir yan tesirine karşı, hekime danışılarak, uygun dozlarda harcanmasına dikkat edilmelidir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ