Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

Akrasya Tesiri Nedir?

  • 31 Mart 2021
  • Akrasya Tesiri Nedir? için yorumlar kapalı
  • 91 kez görüntülendi.

“Ertelemenin acı, pişmanlık ve hüsranı genellikle iş yapmanın acısından daha makûstur”. Eliezer Yudkowsky’ nin yukarıyadaki veciz ifadesiyle dile getirilen vaziyet, günlük yaşamımızın en esas problemi olan akrasyayı anlatmaktadır. Kendimizi rastgele bir işe odaklıyoruz, ancak her kezinde apayrı şeylerle meşgul olduğumuz için gayemizden çok uzakta kalıyoruz. İşte hem geçmişte hem de günümüzde insanoğlunun en büyük sorunlarından […]

“Ertelemenin acı, pişmanlık ve hüsranı genellikle iş yapmanın acısından daha makûstur”. Eliezer Yudkowsky’ nin yukarıyadaki veciz ifadesiyle dile getirilen vaziyet, günlük yaşamımızın en esas problemi olan akrasyayı anlatmaktadır.
Kendimizi rastgele bir işe odaklıyoruz, ancak her kezinde apayrı şeylerle meşgul olduğumuz için gayemizden çok uzakta kalıyoruz. İşte hem geçmişte hem de günümüzde insanoğlunun en büyük sorunlarından biri olan yukarıyadaki vaziyeti bütün olarak bu terimle belirleniyor: Akrasya. Günümüzde psikologlar ve insan kaynakları uzmanları bu vaziyeti “akrasya tesiri” olarak ifade ediyor. Kavram, uzmanlar tarafından değişik biçimlerde açıklama ediliyor. “Akrasya” sözcüğünün ne olduğunu anlatmadan evvel orijinine bakmak doğru olur. Akrasya kelimeyi, antik Yunandaki felsefi müzakerelerden doğmuştur. Kaynaklarda bir dedikodu olarak ifade edilse de bu terimin Platon,Sokrates, Aristotales gibi büyük feylesofların da üzerinde durduğu en esas mevzulardan olan “istem”den doğduğu belirtilir. Sokrates ve Aristo ‘bireyin ne yapması gerektiğini öğrenmesine karşın bunu yapmamasının doğurduğu istem cılızlığını’ “akrasya” olarak belirlemiştir. Akrasya kavramı, günümüz şahsi gelişim kitaplarının en çok üzerinde durduğu ‘erteleme’ alışkanlığından çok daha kapsamlı ve karışık bir mevzudur. Akrasya gidişatında şahıs zamanında tamamlaması gereken işi tamamlamak veya işine bir an evvel başlamak yerine anlamsız nedenlerle, şuurlu veya şuursuz olarak yapacağı işi erteler. Akrasya başlığı altında yapılan araştırmalar, insanın neden erteleme veya dikkatini kolay şeylere vermeye bu kadar eğilimli olduğunu, kavramın günlük yaşamımıza yansımalarının neler olduğunu sorgular. Son derece anlamsız görünen akrasya vaziyeti bütün olarak çözülebilmiş olmasa da hayli yaygındır. Fransız asıllı Amerikalı feylesof John Searle akrasya için : “Akrasia istem zayıflığı Fransa’da şarap kadar yaygındır” der.

Akrasya Etkisi Nedir?

Akrasya vaziyeti en sade insanlardan tanınmış ilim ve edebiyat insanlarına kadar her kesimden insan arasında ciddi bir istem problemi olarak karşımıza çıkar. Büyük Fransız edebiyatçı Victor Hugo, akrasyayla başa çıkmak için çok radikal takatler üretmek zorunda kalmıştır. Ölümünden sonra Hugo’ nun yaşamını anlatan karısı anılarında Hugo’nun aldığı bir kitap siparişini yıl sonuna kadar yetiştiremeyince aldığı radikal bir kararı anlatır. Hugo, sık dost davetlerinden, seyahatlerden, ahlakı sohbetlerden bir cinsli kendini yazması gereken kitabına veremeyince bir gün insan içine çıkmasına ihtimal tanıyan tam giysilerini toplayıp bir odaya koyar ve odayı kilitler. Böylece üzerinde yalnızca bir şalla kalan Hugo, dikkatini bütün olarak yazması gerektiği kitabına vererek kısa bir müddette kitabını yazar. Notta da görüldüğü gibi Hugo gibi büyük banallerin yazarı için dahi akrasya son derece riskli bir yaşam ve istem meseledir. Bazı uzmanlar akrasyayı insan idrakinin bir hatası olarak değerlendirir. Bir otokontrol ve erteleme problemi olarak akrasya niyetten uzaklaştıran her cinsten vaziyeti belirtir.

Akrasyayı ele alan analistlerden kimileri, bu vaziyeti bir ekonomi terimi olan “zaman meblağsızlığı” ile açıklamışlardır. Buna göre insan beyni tutumsal ekonomi adı verilen öğrenişsel hatalara kapılarak şimdiki anın mükâfatlarına geleceğin büyük mükâfatlarına göre daha fazla umursayarak yoldan sapma meylindedir. Burada görülen durulardan biri de şudur: Beyin tasarı yaparken başka bir deyişle düşünme düzeyindeyken uzun vadeli büyük mükâfatlara odaklanırken eyleme geçtiğinde ise anlık tatmin beyin açısından daha tatmin edici kazanç. Bu mevzuyla alakalı yakın zamanda yapılan bir testten de bahsetmekte fayda var. Eğitimci-psikolog Walter Mischel ve takımı tarafından 1960’ larda anaokulu çağındaki talebelerde zevki erteleme yeteneği ve otokontrolün kişilik üzerindeki yansımaları incelenmiştir. Testin temel kastı 5-6 yaşındaki çocukların baştan çıkarıcı uyaranlarla karşı istemlerinin nefislerini ne kadar ve nasıl yakalayabileceklerini görmekti. “Marşmellow Testi” olarak öğrenilen bu testte ortaya çıkan sonuçlar oldukça donakaltıcıydı. Testte kendilerine verilen lokumu yemek yerine nefislerine egemen olup taahhüt edilen büyük mükâfatı bekleyen çocukların sonraki hayatlarında ve insan ilişkilerinde daha galibiyetli ve mutlu oldukları görülmüştür. Sonuç olarak ertelemeye mukavemet gösterebilmenin yaşamdaki zaferin ehemmiyetli bir işareti olduğu söylenebilir.

Akrasya Etkisi Nedir?

Kanada Ottowa, Carleton Üniversitesi’nden Tim Pychyl, talebeleriyle yaptığı ufak bir çalışmada akrasyanın esas nedeninin tasarlanan işe başlama tereddütlüğü olduğunu ileri sürmüştür. Tim çalışmaya katılan talebelerin çoğunun işe başladıktan sonra bahsi geçen işi daha basit olarak belirlediklerini kaydolmuştur. Tasarı yaparken bizi tasarımıza bağlı olmaktan alıkoyan hisler, kendini kandırma gibi öğrenişsel enerjikler derinlemesine ele alınmadan ve otomatik başa çıkma taktikleri olmadan anlaşılamayacak/durdurulamayacak bir zaaftır. Antonio Damasio adlı asap bilimi uzmanın nörobilim alanındaki araştırmalarında eriştiği sonuçlar, duyguların sosyal yaşamda ve karar, seçim süreçlerinde kilit bir rol oynadığını ortaya koymuştur.
Tim Pychyl ve takımı akrasya tesirine yol açan erteleme tutumunu bütüncül bir biçimde sınıflandırmışlardır. Yapılan bu sınıflandırmaya göre erteleme taksonomisi şöyledir:
*Hakimiyet dışı ya da kaçınılmaz ertelemeler: Bunlar çoğunlukla iş takvimine fazla iş yüklemeden kaynaklanır.
*Uyarılmaya bağlı ertelemeler: İş tasarılamasında eylem sırasında farklı dikkat çekici gidişatların tesirinde kalarak kastedilen işleri erteleme vaziyetidir.
*Hedonistik Ertelemeler: Eldeki misyonlar yerine bireyin nefsine uyarak kendisine haz veren şeyleri yapmasından kaynaklı erteleme tavrı.
* Akut travmatik vaziyetlerden kaynaklanan ertelemeler: Bir yakının kaybı, kaza, hastalık veya değişik psikolojik vaziyetlerden kaynaklanan ertelemeler.
*Tasarılı/emelli ertelemeler: Bunlar çoğunlukla iş tasarıyı içinde değişik misyonların araştırılmasından kaynaklı ertelemelerdir.
*İdiyopatik/irrasyonel ertelemeler: Bilimsel olarak kaynağı açıklanamayan, bireye özel anlam dışı fobi ve evhamlardan kaynaklanan ertelemeler.

Chicago DePaul Üniversitesi’ nden psikoloji profesörü Joseph Ferrari, akrasyada kısır döngüye yol açan etmenlerin başında” şu an havamda değilim” argümanının olduğunu belirtmiştir. Ferrari, bu noktada akrasyanın zaman tasarılamasından ziyade hislerin yönetinde gizli olduğunu kaydolur. Bu anlamda tasarlanan bir işi o an yapmak lüzumluluğu göz arkasını edildiğinde doğru ruh halini beklemenin büyük bir tuzak olduğunu belirtir Ferrari. Bunun yanı gizeme duyguları yönet edememenin yansıması olan ‘havamda değilim’ modundaki erteleme tutumunun arkasında birtakım duyguların uyuduğu belirtilir. İngiltere Sheffield Üniversitesi’ nden Psikolog Fuschia Sirois bu duyguların zafersizlik fobisi, hayal kırıklığına uğrama, öz hürmetini kaybetme, muhteşem olmama gibi fobi ve evhamlar olduğunu belirtir ve zaman yönetinden ziyade bu duygularla başa çıkma kabiliyetinin önemini dikkat toplar.
Akrasya dair bir öbür araştırmada da kavram şu biçimde belirlenmiştir: “Duygularımız, sağ duyumuza ve anlamımıza egemen olduğunda ortaya çıkan iradi zaaf” Bu anlamda akrasya, epizodik kısa süreli gidişatlara bağlı ve sistematik bireylerin veya müesseselerin/cemiyetlerin uzun vadeli davranışları akrasya ve büyük ölçekli akrasya olarak üç değişik biçimde ele alınır. Büyük ölçekli akrasya daha çok kitlesel us yakalanması vaziyetlerini kapsayan savaş, terörizm, etraf lekeliliği, kavmi paklik, silahlanma yarışı ve fazla popülasyon çoğalışı gibi hadiselerle karşımıza çıkar. Bu noktada akrasya zaman tasarılaması ve vazife önceliğine müteveccih bir kavram olmaktan çıkıp yanlışlığına inanmamıza karşın hislerimizin, hırslarımızın tutsağı olarak kapıldığımız istem zaafını ifade eder. Akrasya tesirindeyken hırslarımız hemen şeker isteyip tüm gücüyle bunun için çırpınan çocuklar gibidir. Erişkinler olarak bunda komplekslerimiz, âmâ noktalarımız, şahsiyet zaaflarımız bunda rol oynar. Günlük yaşamda yaşadığımız hasarlı bağımlılıklar, bize hasar veren kötücül ilişkiler, yanlışlığını bildiğimiz tüketmeler ve kıymetini çoğu zaman canımızla ödediğimiz tehlike alma tutumları tamıyla birer akrasya tesiri misalidir.
Akrasya Tesiriyle Çaba

Strateji 1: Gelecekteki işlerinizi emin bir standartta bağlayın.

Günlük yaşamda yaptığımız işlerin kaliteleri değişikleşse de ana ileti aynıdır. Kendinizi emin standartlara uymaya zoraki vazgeçtikçe istem zaaflarımız yasaklanmış olur. Bu bakımdan istemimize güvenmek yerine tasarı ve önlemlerimize güvenmek bizi akrasyanın kurbanı olmaktan kurtarmada destekçi olacaktır. Misalen sosyal medya bağımlılığı olan biriyseniz işe başlamadan evvel internetsiz bir civarı seçim etkeniz yahut telefonunuzdaki sosyal medya uygulamalarınızı silmeniz usluca bir seçim olacaktır.

Strateji 2: Başlama kararlılığınızı çoğaldırın.

Akrasya tesirine yol açan en sinsi eylemlerden biri de tasarladığımız işe başlayamamamızdır. İlk adımı atmanın sihri her zaman hayatidir. Bu mevzuda hazır reçetelerin olmadığını öğrenmekte fayda var. Öğrenilmesi gereken gerçek mesele bir işi ertelemenin verdiği acı her zaman başlamanın acısından daha fazla olur. Başlama istemini bir kere elde ettikten sonra, onu otomatikleştirinceye kadar yinelemek püf noktadır.

Strateji 3: Görev tasarılamanızı ayrıntılandırın.

Rastgele bir işi yapmadan evvel ona dair ucu sarih tasarılar reelinde çoğu zaman akrasyanın esas nedenlerindendir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki tasarlanan işlerin vakit ve yer gibi ayrıntıları tanımlandığında o işin yapılma olasılığı besbelli bir biçimde çoğalmaktadır. Şöyle ki ‘yarın spor yapacağım yerine; yarın saat 13:00’ te spor salonunda yarım saat spor yapacağım’ biçiminde bir tasarılama bayağısına göre 2-3 kat daha fazla sonuç üretmektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ