Site Rengi

BilgiliUsta.com | Aradığınız Her Bilginin Adresi.

16. Asır Türk Edebiyatı

  • 07 Temmuz 2021
  • 16. Asır Türk Edebiyatı için yorumlar kapalı
  • 113 kez görüntülendi.
16. Asır Türk Edebiyatı

Bu yarıyıl Osmanlı Devleti içerisinde II. Bayezid yarıyılına denk kazanç. Bu yarıyılda Osmanlı her alanda şaşalı bir vaziyet içindeydi. Edebiyatta da kendini gösteren bu şaşa özellikle de düz yazı başka bir deyişle nesir alanında boy göstermiştir. Bu yarıyılda nesir alanında Lâtîfî, Gelibolulu Ali, Aşık Paşa dikkat toplamaktadır. 16. asırda İran edebiyatının takip edilmesi süreci geride vazgeçilmiş ve […]

Bu yarıyıl Osmanlı Devleti içerisinde II. Bayezid yarıyılına denk kazanç. Bu yarıyılda Osmanlı her alanda şaşalı bir vaziyet içindeydi. Edebiyatta da kendini gösteren bu şaşa özellikle de düz yazı başka bir deyişle nesir alanında boy göstermiştir.

Bu yarıyılda nesir alanında Lâtîfî, Gelibolulu Ali, Aşık Paşa dikkat toplamaktadır.

16. asırda İran edebiyatının takip edilmesi süreci geride vazgeçilmiş ve asırlardır süre gelen klasik şiir ulusun da kavrayabileceği bir ebat kazanmıştır. İran’ın etkisinden çıkarak klasik şiir Türk dinleyiş ve fikir stili ile yoğrulmuştur.

Klasik şiir artık bu asırda Anadolu ulusuna kadar inmiş ve bu coğrafyanın bir parçası haline gelmiştir. Bu yarıyılda şiire girmeye başlayan yerli unsurlar işle yeni bir şiir dili doğmuştur. Türkçe, ahlakı bir dil olarak yaygınlık kazanmıştır.

Türk-i Basit akımı bu yarıyılda ortaya çıkmıştır. Söz mevzusu akım, milletin kavrayabileceği biçimde yazma esasına direnir ve en ehemmiyetli temsileri Edirneli Nazmi, Mahremî’dir.

İlk tezkirelerin de yazıldığı bu yarıyılda ilk tezkire misallerini Lâtifi ve Sehi Bey vermiştir.

16. asrın sanatçıları, en ehemmiyetli eserleri ve eserlerinin bilinmesi gereken emin başlı özellikleri altta verilmiştir.

Zâti6004_zati

Bu asrın hem en ehemmiyetli isimlerinden olan hem de bir hayli şahsı edebiyat dünyamıza kazandıran Zâtî, doğuştan duyma manilidir. Esnaflık yapan Zâtî, pek çok şaire öğretmenlik yapmıştır.

Kumpaslı bir eğitim almamasına karşın oldukça usta bir sanatçı olarak üretkenliği ile dikkat toplamaktadır. Zâtî, edebiyatımızda klasik şiir çerçevesinde en fazla şiir söyleyen ikinci bireydir. Birinci birey Edirneli Nazmi’dir.

Zâtî, aynı zamanda Anadolu’da şehrengiz cinsinin ilk misalini vermiştir.

Onun şiirinde millet söyleyişleri ve yerli unsurlar da bulunmaktadır. Anadolu’da bir evvelki asırda Necati ile başlayan Yerlileşme akımı Zâtî ile sürmüştür.

Eserleri:

1. Dîvan
2. Şem ü Pervâne: Mesnevidir.
3. Ahmed u Mahmud: Mesnevidir.
4. Ferruh-nâme
5. Siyer-i Nebi
6. Edirne Şehrengizi
7. Mecmua-i Letâif

Hayâli

Hayâli, özellikle de Kanuni Sultan Süleyman yarıyılı ile anılmaktadır. Şiirleri Kanuni’ye erişmiş ve büyük takdir kazanmıştır. Hatta Hayâlî, Kanuni ile savaşa dahi gitmiştir.

Eserlerinde atasözleri, tabirler ve millet söyleyişleri kullanan Hayâlî, kaside ve gazelleri ile meşhur olmuştur.

Onun şiirinde içten bir tasavvuf vardır. İyi bir eğitimi yoktur ancak İran şairlerinin etkisini onun şiirinde görmek muhtemeldir. Kendisinin sadece bir adet Dîvan’ı mevcuttur.

Bâkî

Aruz ölçüsünü ve dili kusursuz kullanan Bâkî her doğrultuyu ile bir mektep gibidir. Türkçenin ses eforunu tüm gücüyle kullanan Bâkî’nin takribî 619 adet gazali vardır.

Bu asrın “Şairler Sultanı” olarak adlandırılan Bâkî, şiirlerinde aşk, doğa, neşe, şarap gibi klasik şiirinde temel taşlarına yer vermiştir. Tabiat ilk kez onun şiirinde reel görüntüsü ile yer bulmuştur.

İstanbul Türkçesi’nin en ehemmiyetli isimlerinde olan Bâkî, rindâne bir şiir stili ile sanatını oluşturmuştur. Bâki, denilince akla kuşkusuz Kanuni yarıyılı gelmektedir. Kanuni’nin vefatından dinlediği derin acıyı bir mersiyesinde işlemesinin yanı sıra Bâkî, Kanuni yarıyılının şaşasını şiirine yansıtmıştır.

Onun şiirinde yaşamın zevki, neşesi, eğlencesi fazlasıyla dikkat toplar. Buna edebiyat dünyasında rintlik denir ve Bâkî rindâne şiirin en ehemmiyetli şairidir.

Eserleri:

1. Dîvân
2. Fezâil-i Cihâd
3. Fezail-i Mekke
4. Çeviri-i Hadis-i Erbain 40 Hadis Çevirisi

Nevî

Gülşenilik tarikatına başlı olan Nevî’nin asıl ismi Yahya’dır. Medrese eğitiminin yanı sıra Nevî, tasavvuf mevzusunda da eğitim almıştır. Müderrislik yapan Nevî, III. Murat yarıyılında şehzade hocası olarak saraya girer. Şiirleri yalın, sade ancak usta bir havaya sahiptir.

Eserleri:

1. Suriyye: Şehzade Mehmed’in sünnet düğünü anlatılır.
2. Mersiyeler: Nevî, öğretmenliğini yaptığı şehzadelerin katli üzerine yazdığı şiirlerden oluşur.
3. Dîvân
4. Netayicü’l Fünûn: Bu eserde Nevî bilim adamlarından bahseder ve eser ansiklobedik bir özelliğe sahiptir.
5. Manzum Kırk Hadis Çevirisi
6. Hasb-ı Hâl

Bağdatlı Rûhî6004_bagdatli

Bağdatlı Rûhî, genç yaşta şiir yazmaya başlar ve özellikle de rindâne şiirler kaleme alır. Bağdatlı Rûhî, denilince akla ilk gelen Terkib-i Bend’dir. Bu şiirinde Rûhî, cemiyetin değişik kesimlerinden seçtiği tiplere tenkitler yönelterek devrinin özelliklerini realist bir bakış açısı ile ele almıştır. Ziya Paşa, Tanzimat Edebiyatı çerçevesinde bu şiire nazire yazmıştır.

Usçu ve yalın bir davranışı vardır. Bazen konuşma dili ile yazdığı da görülür.

Tek eseri Dîvânı’dır.

Lâmiî Çelebi

Bursalı Lamiî olarak da öğrenilir ve Yavuz Sultan Selim yarıyılında büyük bir nam kazanır. Özellikle de Yavuz Sultan Selim’e sunduğu Hüsn ü Dil mesnevisi büyük takdir toplar. Fıkıh, kelâm, tasavvuf mevzusunda oldukça zaferlidir. İki hamse oluşturacak kadar mesnevi kaleme alan Lâmiî Çelebi, şiir ve düz yazı karmaşık 40’a yakın eser kaleme almıştır. İranlı şair, Camî’den çok fazla etkilenmiştir ve onun eserlerini Türkçe’ye çevirmiştir. Bu sebeple Camî’-i Rûm olarak anılmaktadır.

Türk Edebiyatı’nda ilk defa Vis ü Ramın ve Vamık u Azra isimli mesnevileri kaleme almıştır.

Eserleri:

1. Vamık u Azra
2. Vis ü Ramın
3. Şem ü Pervâne
4. Bursa Şehrengizi
5. Fal Risalesi
6. Tasavvuf Risalesi
7. Heft Peyker
8. İbretnâme
9. Hüsn ü Dil
10. Hayretname
11. Gûy u Çevgân
12. Edhem ü Hümâ

Taşlıcalı Yahya

Taşlıcalı Yahya, edebiyatımızda gazi-şair tipinin en öğrenilen misalidir. Şairliğinin yanında asker olarak da öğrenilen Taşlıcalı Yahya, Yavuz ve Kanuni yarıyıllarında bir hayli sefere katılmıştır. Bu vaziyeti şiirlerine de yansıtan Taşlıcalı Yahya, eserlerinde yaşadığı yarıyılın toplumsal, siyasi ve askeri özelliklerini de ele almıştır.

Mesnevilerinde daha çok özgün ve mahalli mevzulara değinen Taşlıcalı Yahya, bu özelliği dolayısıyla dikkat toplamaktadır. Sarayda şehzade eğitmenliği de yapan Taşlıcalı Yahya, Şehzade Mustafa’nın katli üzerine bir mersiye de kaleme almıştır. Bu mersiyede Taşlıcalı Yahya, yarıyılın sadrazamı Rüstem Paşa’yı suçlar ve ona tenkit etir.

Taşlıcalı Yahya, edebiyatımızda hamse sahibi olarak öğrenilir.

Eserleri:

1. Gencine-i Raz
2. Gülşen-i Envâr
3. Kitâb-ı Usûl
4. Şah u Geda
5. Edirne Şehrengizi
6. İstanbul Şehrengizi
7. Yusuf u Züleyha

Bu eserlerin tamamı mesnevidir.

Gelibolulu Mustafa Ali6004_baki

Sanatçılığının yanı sıra Gelibolulu Mustafa Ali, devlet adamı ve tarihçidir. Müderrislik ve yönetçilik yapan Ali, Osmanlı coğrafyasının karış karış dolaşmıştır. O’nun şiirlerinde günlük yaşam vardır. Av sahneleri, bayramlar, buluşmalar, düğünler, galibiyetler eserlerine yansımıştır. Gelibolulu Mustafa Ali’nin eserleri sanki bir kültür mozaiğidir. Mevzu yelpazesi ile dikkat toplayan Ali, eserlerinin niceliğiyle de edebiyatımızda ciddi bir yer yakalamaktadır.

Eserleri:

1. Tarih ve yaşam öykü alanındaki eserleri
Künhü’l Ahbar
Nusretname
Menakıb-ı Hünerrevan
Münşeat
Mirkatü’l Cihad
Menşeü’l İnşa

2. Dört adet Dîvânı vardır.

3. Mesnevileri:
Mihr ü Mah
Riyazü’l Salikin
Mihr ü Vefa
Der Mecalis-i Sûr

Fuzûlî

Bağdat’ta yaşamış olan Fuzûlî, bir ilahi aşk şairidir. “İlimsiz şiir, temelsiz duvara eş.” fikri ile ehemmiyetli öğretmenlerden eğitim almış ve kabiliyetinin geliştirmeye çalışmıştır. Tasavvuf onun şiirinin odak noktasıdır. Onun şiirleri ilk okunduğunda kolay anlaşılır gibi görünmekte ancak derin bir anlamı içinde barındırmaktadır.

Fuzûlî, bütün bir acı, ıstırap şairidir.

Hz. Muhammed için yazdığı “Su Kasidesi” ile edebiyatımızda büyük yer eder. Bunun yanı sıra Fuzûlî, Yedi Ulu Ozan arasında sayılmaktadır.
Oldukça fazla eseri vardır. Altta bunların en ehemmiyetlileri cinsleri ile verilmiştir.

Eserleri:

1. Arapça, Farsça ve Türkçe Dîvânı vardır.
2. Leyla vü Mecnun: Mesnevidir
3. Şikâyet-nâme: Ücretini alamaması üzerine yazdığı mektuplardan oluşur.
4. Çeviri-i Hadis-i Erbain
5. Sohbetü’l Esmâr: Bu eserde meyveler konuşturulur. 200 beyitlik bir mesnevidir.
6. Hadikatü’s Süedâ: Kerbela vakayı anlatılır.
7. Sakinâme
8. Beng ü Bâde
9. Hüsn ü Aşk
10. Ründ ü Zahid
11. Sıhhat ü Maraz
12. Enisü’l Kalb
13. Risale-i Bilmece

Lâtifi

Kastamonu doğumlu Lâtifî, Anadolu’da Sehi Bey’in yazdığı tezkireden sonra yazılan ikinci tezkireyi kaleme almıştır. Anadolu’yu Mısır‘ı Rodos’u misyonu sebebiyle gezen Lâtifî, nesir alanında şöhrete kavuşmuştur.

Eserleri:

1. Esâf-ı İstanbul
2. Tezkiretü’ş Şuarâ

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ